Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2010 Pazartesi

Euro 2012 Kuraları!

Senelerdir bu kuralar çekildiğinde en zorlu rakibimizi hep 1.torbadan gelen takım olarak görürüz. Kenetlenirsek, çok çalışırsak aslında o 1.torbadan gelen takımı bile geçeceğimizi düşünürüz. Diğer takımlar zaten bizim dengimiz olamaz, onları düşünmeye bile gerek yoktur. Ama her elemeler sonunda görürüz ki bizim en büyük rakibimiz yine Türkiye'dir.

Daha teknik direktör bulunmadan paçaları sıvamaya, Almanya'dan intikam alıp Belçika'ya koymaya başlamışız. Klasik tablo, gidişat aynı, hayırlı işler..

28 Kasım 2009 Cumartesi

Yapma Volkan

14 Ekim 2009 Çarşamba

Türkiye 2-0 Ermenistan



Bu fotoğrafın üstüne maç ve Fatih Terim yorumuna hiç gerek kalmadı...


Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür...Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve olayların böldügü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların (soydaş Türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."Türk Birligi’nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği’ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’lügün varlığı bu köhne áleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı.

Mustafa Kemal Atatürk
 

11 Ekim 2009 Pazar

Elveda 2010 ve Elveda Terim!


Belçika maçından önce Fatih Terim ;

"Ermenistan maçından sonra kararımı vereceğim"

Belçika maçından sonra Fatih Terim ;

"Ermenistan son maçım!"


Bosna maçından gelen skor, Terim'i kararını erken vermeye yöneltti. Sinyor Terim de başarısızlığını kabul ederek, istifa ettiğini açıkladı.

Futbol tanrıları bize bütün mucize haklarımızı geçen yaz Avrupa Şampiyonası'nda vermişti zaten. Şimdi 2006dan sonra 2010a da gidemiyoruz. Bizim hep göklere çıkardığımız, gelişti dediğimiz Türk futbolu 2000li yıllardaki 3. turnuvaya katılamıyor. Çok klişe olacak ama, artık herkes şapkasını önüne koysun düşünsün. Günlük başarılara odaklı sistemimiz acilen değişmeli. Fatih Terim bizden çok şeyler götürdü bu sefer. Bir türlü üstesinden gelemediği egoları, kaprisleri bir ülkeyi, bir jenerasyonu heba etti. Bu sene biraz dinlensin de seneye bir kulüp takımına geçsin artık. Zaten çok teklif geliyormuş!

2006da ben İtalya demiştim. Yine İtalya diyorum. Ya siz?

10 Ekim 2009 Cumartesi

Forza Estonya!



Ard arda gelen puan kayıpları, kolpa basın ve lige verilen ara, biz istemesekte bizi inzivaya çekti. Açıkçası biraz soğuduk ama bırakmadık. Biraz dinlenmiş olduk. İyi oldu..

Bosna Hersek beraberliğinde iyice azalan umutlarımız için son haftaya girdik artık. Her zaman olduğu gibi tek çare kazanmak değil. Bizim kazanmamızın yanında Estonya'nın da kazanması gerekiyor. Bu futbolda ne zaman başkalarına muhtaç olsak hiç yüzümüz gülmemiştir. Şu başlığı yazarken bile utandım durumumuzdan.

Kaan Kural olsaydı şöyle derdi; "futbol tanrıları bugün yanımızda olsun.."

15 Eylül 2009 Salı

Sırbistan 64-69 Türkiye | 5'te 5

  • sahadaki mücadele görülmeye değerdi. 
  • bu galibiyetle ilk 2 sırayı garantiledik.
  • hidayet'in biran önce kendine gelmesi lazım. son 2 maçtaki şut performansı mehmet okur'un 2006'daki durumunu hatırlatıyor.
  • eh be ömer aşık shaquille o'neal mısın...
  • bodiroga'sız sırpların madalya şansı çok az :)
  • semih'in performansı gün geçtikçe artıyor ama bu sefer oğuz'u kullanamıyoruz.
  • bu sefer sinan'ı kenarda unuttu hoca.
  • kerem gibi bir oyun kurucuya yıllardır gerçekten çok ihtiyacımız varmış . ender'e çok şey öğrettiği kesin.
  • slovenya maçı çok daha zor geçecek. takım yorgun. slovenler sırplar gibi boş şutları kaçırmazlar.

9 Eylül 2009 Çarşamba

Türkiye 87-69 Polonya



basketbolda kaç turnuvadır nasıl başlarsak öyle gidiyoruz. yanılmıyorsam son 3 turnuvadır da litvanya'yla başladık.

turnuvanın 3. gününde ev sahibi polonya'ya karşı yine oldukça iyi mücadele ettik. diğer maçlara nazaran bu sefer pota altında ömer aşık'ı pota altında kullanarak başladık. hidayet ve kerem iyi beslediler ömer'i. ömer'in 5 dk içindeki 10 sayısıyla farkı belli bir seviyeye çekmeye başardık. önceki maçlardaki disiplini koruyunca 6 sayının altına da düşürmedik.

beni en çok korkutan isimler lampe ve logan'dı polonya'da. iyileşen ömer onan logan'ı savunmada çok iyi kilitledi. ben sadece 1 saha içi basketini hatırlıyorum. lampe de henüz ilk periyotta faul problemine girdi. fakat 3. çeyrek de tek başına devreye girerek farkı düşüren isim oldu. o anda yine sahneye ender çıktı. takımı bir basamak üst seviyeye çekti. maçın sokuna kadar da öyle sürdü.

bugün ilk defa tam kadro sahaya çıktık. ömer onan baya uzun süre aldı. dün çok fazla yorulan bekir yarangüme bugün dinlenme fırsatı buldu. diğer bir önemli nokta semih'in kendine gelmesi oldu heralde. bir ara ağzım açık izledim semih'i. umarım devamını getirir. hidayet de uzun süre sonra "Mr. 4th Quarter" olduğunu gösterdi. hele ki nba 3lük mesafeinden bile daha geriden attığı şut mükemmeldi. 3G reklamındaki şutları gerçek miydi diye düşünmeden edemedim.

şimdi 2 gün dinleneceğiz. cumartesi günü de büyük ihtimalle ispanyollarla oynayacağız 2. turun ilk maçında. 2 gün ara ritmimizi bozmaz inşallah.

son söz: ispanya maçının derbiyle çakışma ihtimali çok yüksek.

son söz 2: ender'e nazar değmesin...

Bosna Hersek 1-1 Türkiye


  • Uzun zamandır bu kadar büyük hayal kırıklığı yaşamamıştım. Çok yazık oldu.
  • Hücumda bir türlü istediklerimizi yapamadık. Daha doğrusu ne istediğimizi bilemedik
  • Saha kenarından Terim'in el-kol hareketlerininin eksikliğini hissettik.
  • Emre ve Arda gibi ne yaptığının farkında olan ve bunu hırsıyla sahaya yansıtan başka oyuncu yoktu.
  • Sabri Sarıoğlu'nun adı çıkmış bu Gökhan Gönül'ün yanında. Bu kadar beceriksiz, ne yaptığını bilmeyen, dağınık bir Gökhan Gönül izlememiştim. Gözümden düştü daha da olsa giremez artık. Kademesi, ortaları ve hızıyla ün yapan bir oyuncuymuş. Gördük bugün.
  • Önder Turacı'nın, Emre Aşık ve Emre Güngör'den ne fazlası olduğunu bilen varsa söylesin.
  • Semih hep genç Semih olsun ve oyuna sonradan girsin. Sercan'ın önünü kapatmasın.
  • Salihoviç insan değil!
  • Estonya kendi evinde Bosna'dan puan alsa bile, Emre ve Arda'sız Belçika deplasmanından 3 puan almamız çok zor.
  • Çok yazık çok...

Motivation Completed!


Fatih Terim'den sıkça görmeye alışık olduğumuz maç öncesi motivasyon taktikleri hızla devam ediyor. Önemli karşılaşmalar öncesinde; Mourinho gibi rakip takımı aşağılamak yerine, hep saygı duyan hatta zaman zaman rakibi öven açıklamalar yapan Terim, her fırsatta da takımına duyduğu güveni dile getirir. WC 2006 elemeleri, Euro 2008 elemeleri ve Euro 2008 finallerinde sıkça gördüğümüz üzere böyle stres dolu, önemli maçları hep kazandık. Özellikle Euro 2008de geriden gelip kazandığımız maçlarda, Terim'in motive ettiği takımın hiçbir zaman oyundan düşmemesinin payı büyüktür.

Bugün de 2010 WC elemelerinde kritik bir maça çıkıyoruz. Mutlak galibiyet gerektiren maç öncesi Fatih Terim yine klasik basın toplantılarından birini daha yaptı ve takımı beklemeye aldı.

Bir Norveç, Ukrayna benzeri galibiyet için yine bekliyoruz. iddaa'da direk 2 oynandı ve içimiz rahat. Ders almayan ders veren İmparatorumuza güveniyoruz!


''Her riski alacağız. Santranın ardından, devre arasında hepsini alabiliriz. Çekincemiz yok. Kaybedersek, vakur bir şekilde arkadaşları tebrik ederiz. Onlara play-off'ta 'Kalbimiz sizinle' deriz.

Buralara, emeğimizle, terimizle, oyuncularımızın inanılmaz performanslarıyla tek yürek olarak geldik. Kolay değil. Kaybederken de her şeyimizi kullanır ve kaybederiz. Kazanırken de aynısını yaparız. Hepimizin en büyük cesareti buydu. Cesareti göstermek de zaten bizim işimiz olacak. Gerek oyuncularımın, gerek benim için hayatın sonu değil. Oyunculara da aynı şeyi söylüyoruz.''

Fatih Terim

Türkiye 94 - 66 Bulgaristan # Maç Özeti!



Bulgaristan Polonya'ya ne yapmaya gittiğini bilen varsa öne çıksın. Biraz da kendi takımımıza güvensizliğimden dolayı tedirgin izlemeye başladım maçı. Bulgarların dağınık oyunu ve pasif savunması karşısında dakikalar geçtikçe yavaş yavaş oluşan fark bile rahatlatamadı beni. Aslında maçı çok rahat alacağımızı ilk yarı bitene kadar anlayamadım.

Maçın ikinci yarısında gerek savunmamızın hala diri kalması ve oyun konsantrasyonumuzun devam etmesi ilerisi için olumlu gelişmelerdi. Hidayet ve Ersan'ın oyun içindeki liderliği ve Kerem Tunçeri'nin oyun kuruculuğu en büyük silahlarımız. Ayrıca Ender ve Sinan'ın ekstra performansları da sevindirici detaylar. Zaten dar olan kadromuzda bu ikisinin alternatif hücumlar üretmesi çok önemli.

Bir de Semih Erden adında bir olay var ki onun için yeni bir paragraf açtım! Oyun içerisinde yarardan çok zararı olan bu adam, bugün 4 dakika içinde 5 faul alarak dışarı alındı. O benchte otururken gerek Tanjevic gerekse sahadaki 5li kendini daha güvende hissediyor zaten!

Yarın evsahibi Polonya karşısına grup liderliği için çıkıyoruz. Her turnuvada görmeye alışık olduğumuz evsahibi avantajlarını! kullanırlarsa Polonya karşısında işimiz zor. Uzunlarımızın oyunda kalma sürelerini tasarruflu kullanırsak galip geleceğimizi düşünüyorum. Zaten tek sıkıntımız o yönde. Ah Kaya Peker.. Sen ne güzel Power Forward'ımızdın....


8 Eylül 2009 Salı

Türkiye 84-76 Litvanya | Şu Bir...



aslında maç öncesinde yiğiter uluğ aceto da çok güzel açıklamıştı eksilerimizi artılarımızı. hepsine de bir bir şahit olduk. ömer aşık'ın faul problemi, hidayet ve ersan'ın pozisyonları ve süreleri vs...

maçtaki konsantrasyonumuz maçın başından beri belliydi. ilk çeyrekte ersan'ın, 2. çeyrekte hidayet'in, 3. ve 4. çeyrekte ender'in sayılarıyla galip geldik diyebiliriz. özellikle hücumda tıkandığımız anlarda ömer onan'ın oynamadığı maçta ender ve sinan'ın devreye girmesi günün artılarındandı. gerçi tanjevic sinan'ı son çeyrekte kenarda unuttu ama galip gelen hoca her zaman haklıdır.

bizde günün en kötü oyuncusu kesinlikle semih'ti. ne hücumda ne savunmada hiç bir katkı sağlayamadı. bir ara tanjevic de dayanamadı sahaya girdi zaten. sahaya gireceğine al kenara son çeyrekte, kenarda uyar değil mi! 5 faulle çıkmasında en önemli etkendir hoca. kötü mü oldu? bence kesinlikle hayır. semih'i bundan sonra daha az izlememiz için ömer aşık'ın biraz daha dikkali olması lazım faul konusunda.

hidayet'in ve ersan'ın hücum opsiyonunda 1 ve 2 numaralı adamlar olduğunu biliyoruz. bunu da bugün çok iyi kullandık her ne kadar 2. yarı ersan'ı unutsak da. gerçi o da zorlamaya başlamıştı pozisyonları.

litvanya ' ya gelecek olursak; beni hayal kırıklığına uğrattılar bugünkü oyunlarıyla. gerçi aynı performansı geçen sene de göstermişlerdi. kleiza'nın ve lavrinovic kardeşlerin aşırı zorlamaları, oyun kurucu pozisyonu mevkiisindeki yetersizlik en büyük sorunları. ayrıca Galatasaray'ın yeni transferi jasaitis'in oyunu da beni oldukça memnun etti.

yarın bulgaristan'ı da yenersek büyük bir yol katetmiş oluruz şampiyonada. gerçi nasıl bir şampiyonaysa, birkaç takım hariç çoğunluk paf takımlarıyla gelmiş gibiler. as oyuncularla gelen ispanya'nın sırplara mağlup olması gecenin en büyük sürpriziydi. bence başka da sürpriz olmamış zaten...


17:30 Makedonya 54 - 86 Yunanistan A Grubu



17:30 Rusya 81 - 68 Letonya B Grubu



19:15 Büyük Britanya 59 - 72 Slovenya C Grubu



19:15 Polonya 90 - 78 Bulgaristan D Grubu



20:15 Hırvatistan 86 - 79 İsrail A Grubu



20:15 Fransa 70 - 65 Almanya B Grubu



22:00 Sırbistan 66 - 57 İspanya C Grubu



22:15 Türkiye 84 - 76 Litvanya D Grubu

6 Eylül 2009 Pazar

Türkiye 4-2 Estonya


Çok rahat geçeceğini düşündüğümüz maçı kendi kendimize yokuşa sürdük adeta. Zaten her turnuva elemesinde yaptığımız şey bu. Yumurta kapıya! dayanmadan istediklerimizi yapamıyoruz. Daha doğrusu ne istediğimizin farkına varamıyoruz. Yenilen her golden, kaybedilen her maçtan sonra titreyip kendimize geliyoruz. Yine puan hesaplarına başladık.

Talihsizce yenilen 2 gole karşılık, oyuna ağırlığımızı koyduğumuz vakit attığımız 4 golle galip geldik. Ne zaman işler kötü gitse biri ortaya çıktı, ki genelde Arda Turan oldu, durumu düzeltti. Gerilim fena olmadı aslında. Kötü giderken hala düzelebildiğimizi görmek sevindiriciydi. Zaten takımda Arda Turan varsa, umut da varur her zaman. Gün geçtikçe oyununun üstüne koyuyor. Tanıdığımdan beri gelişiyor hala. Nazar değmesin!

Her zaman olduğu gibi bugün de ermenilerden hayır gelmedi. Artıkİspanya veya Estonya'dan medet umarız. Ama önce Bosna-Hersek'i deplasmanda yenmemiz gerekiyo. Ki daha önce örneğini çok gördüğümüz için ben yürekten inanıyorum galip geleceğimize. Yeter ki planların dışında bir aksilik çıkmasın. 2010'a gidemezsek çok yazık olur bu takıma ve ülkeye..

2 Nisan 2009 Perşembe

Evet Rüya!


Bizim neyimize ki zaten İspanya'yı yenmek? Adamlar dünyanın en formda, en iyi takımı şu anda. Biz zaten hiç büyük bir takımı yenemedik ki. Hatırladığım kadarıyla 98 elemelerinde Hollanda'yı yenmiştik en son. Ağzımı yaya yaya o maçta bağırmıştım ilk olarak. Belki de son. Başka hatırlayan varsa yazsın.

2002de hiç Avrupa takımı ile oynamadan dünya 3.sü olduk. Arkasından 2004e gidemedik. Üstelik Letonya'ya elendik. 2006da yine yoktuk! 2008de büyük sayılabilecek Almanya ve Portekiz ile karşılaştık. İki maçta da mağlup olduk. Şansımızın da büyük yardımıyla yine 3. olduk. E iyi de. Biz büyük takım olamadık ki...

31 Mart 2009 Salı

Rüya Değil !


"İspanya'yı yenmek bir rüya değil, dünyada yenilmeyecek takım yok. Zamanı geldiğinde onlar da yenilecek, inşallah o zaman Çarşamba günüdür"

Nihat Kahveci



Tamam doğru diyosun da Nihat. Bu sene La Liga'da siftahın yok. Maç önü oldu mu Keşanlı Ali Destanı gibi toplanıyorsunuz sahada icraat yok. Lütfen artık şu stadın hürmetine bi kendine çeki düzen ver. Olmuyor böyle konuşmakla. Biraz da sahada konuş.

28 Mart 2009 Cumartesi

Madrid'de Bir Gece


Zor maç. Bernabeu'da şansa çok ihtiyacımız olacak.

Kadrolar şu şekilde;

İspanya: Casillas, Ramos, Pique, Albiol, Capdevila, Senna, Xavi, Xabi Alonso, Cazorla, Torres, David Villa

Türkiye: Volkan, Gökhan Gönül, Emre Aşık, Hakan Balta, İbrahim Üzülmez, Tuncay, Aurelio, Arda, Emre Belözoğlu, Semih, Nihat.
Related Posts with Thumbnails