Transfer Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer Sezonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2013 Perşembe

David "The Professional" Beckham !

Manchester United (1993-2003)
Preston North End (1995-kiralık)
Real Madrid (2003-2007)
Los Angeles Galaxy (2007-2012)
Milan (2009-kiralık)
Milan (2010-kiralık)
Paris Saint Germain (2013-?)

bazı oyuncular ne yaşlanır, ne de heyecanı biter. 
David Beckham da onlardan biri.

Didier Drogba & Wesley Sneijder


Bu transferler tutar tutmaz orasını bilemem de; bu görseli bloga koyayım, büyüyünce torunlara anlatırız.

15 Ocak 2012 Pazar

Ronaldinho Takımın Dengesini Bozar (!)

Dün maç sonunda Fatih Terim'in yaptığı Ronaldinho açıklamalarından sonra spor kamuoyunda yeni bir tartışma başladı. Ronaldinho takıma faydalı olur mu? Yaşlı mı? Parayı alır yatar mı? Bi Alex değil mi? bu gibi daha neler neler. En trendi ise "Ronaldinho takımdaki dengeleri bozar". Daha 5 ay öncesine kadar ortada henüz takım bile yokken, bu gözler senelerce bu forma altında Mustafa Sarp ve Barış Özbek'i izlemişken bu takımı ve bizim ruh halimizi anca Ronaldinho dengeler! Arka arkaya gelen galibiyetlerden sonra o kadar şımardık ki Ronaldinho'yu beğenmez olduk. Vay halimize.


Ne dersiniz hoş olmaz mı? :)

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Arda Turan Atletico Madrid'de!


***


Arda Turan: "I feel at home at Atlético"

Öyle demesen iyiydi Arda..


26 Ocak 2011 Çarşamba

Sindirilmiş Ruhlar


Son 2-3 haftadır o kadar soğuttular ki bizi. Aslantepe'nin açılışından, TOKİ başkanından, GS başkanından, GS Başkan yardımcısından, Başbakan'dan, tribünden, futboldan.. Elimizi eteğimizi çektik yazmaktan falan.

Bir blog ne olacak ki? Tribünleri bıraktı KARŞI, Sultans, Hell. "No al calcio moderno" derken yeni stada geçer geçmez tribünlere siyaset girdi. Kimisi başbakan ıslıkladı, kimisi onu ıslıklayanı ıslıkladı. Biri çıktı Galatasaray taraftarına hakaretler yağdırdı, Galatasaray başkanı çıkıp olanlar için onlardan özür diledi, taraftarı ezdirdi.

Colin Kazım'ı bile benimsedik, Ali Sami Yen Stadı'nın son golünü atan adam oldu, biz sevindik. Hiç yadırgamadık bile bu durumu. Hatta o kadar genişledik ki, resmi site twitter'dan bu fotoyu özellikle yayınladı.

Biz nelerden vazgeçtik, neler gördük, daha da nelere alışırız elbet..

7 Ocak 2011 Cuma

Duble Kazım & Juan Culio

Yeni yılın ilk postu da yeni yılın ilk transferleri olsun. Colin Kazım'ın transferini bloga koyma gereği bile duymadım. Herkes hala sinirini koruyor bu konuda. Şu fotoda formalı halini görmeye katlanamıyorum sahadayken ne yaparım bilmiyorum.

Juan Culio kapalı kutu. Güney Amerika piyangosu resmen. Tutarsa güzel olur, tutmazsa bütün Arjantinliler gibi ona da "burda tutmuyo ya" der göndeririz. Adam gelir gelmez forma lansmanına çıkmış. Sonra arma-forma değerinden bahsediyoruz..

31 Ağustos 2010 Salı

Misimovic + Insua











yarına da çikolata rengide bir arkadaş gelirse tadından yenmez...

ee biraz geç olmadı mı? bence oldu!

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Tekrar Hoşgeldin Harry!


Fazla naz âşık usandırmaz! Kewell bir sene daha Galatasaray'da oynayacak. Sözleşmesinin detayları ilerleyen zamanda açıklanacak.

18 Temmuz 2010 Pazar

Güle Güle El Chelo!


Bugün itibariyle kulübün 2 Arjantinli ile yolları ayrıldı. Sözleşmeleri karşılıklı olarak feshedildi. Bunlardan en eski olanı Carrusca'yı sadece Anfield'daki Liverpool maçının son 10 dakikasında oynadığı oyun ile hatırlıyorum. Gerisi hayal meyal. Ama açıkçası büyük ümitlerim vardı zamanında. O da Arda'nın büyük patlama yaptığı sezona denk geldi. Yolu açık olsun.


Bunlardan ikincisi, Mallorca maçından son Fener derbisine kadar hep nefret ettiğim Leo Franco. Giderken el sallıyor bide. Bi yürü git lanet olsun senin gibi kaleciye..

9 Temmuz 2010 Cuma

Yeni Transfer: Lorik Cana

Hırslı, lider ruhlu ve zeki oyuncu her zaman iyidir. Ayrıca Rijkaard'ın listesinde olması ve Premier Lig ve Ligue 1 tecrübeleri de müthiş referans. Her türlü iş yapar gibime geliyor. Hayırlı uğurlu olsun.

6 Temmuz 2010 Salı

Güle Güle Keita!

Keita gün itibariyle 8.150.000 €'ya Katar'ın Al-Sadd takımına transfer olmuş. Ayrıca 200.000€ borcu da silinmiş.

Galatasaray açısından son günlerin en olumlu hareketi diyebilirim. İstatistik açısından parlak bir sezon geçirse de, maç içinde yaptığı olumsuz hareketler, showlar benim nazarımda antipatiye dönüşmüştü. Zaten Kadıköy'de Carlos'a yaptığı bu hareketle tamamen gözümden düşmüştü. 2-1 gerideyken ve takım pozitif işler yaparken bizi eksik bırakması, sezon boyunca her olumsuz hareketinde aklıma geldi. Bunu affettirmesi, telafi etmesi gerekirdi ama yapamadı. Attığı taklaları hatırlarız artık. Yolu açık olsun.

13 Haziran 2010 Pazar

Q7 Kartal Oldu...


Geldi gelmedi derken sonunda transfer gerçekleşti. Beşiktaş camiası için hayırlı olsun.

21 Mayıs 2010 Cuma

O An#20


Mehmet Topal Valencia'da! Atkı fenaymış..

6 Mayıs 2010 Perşembe

Leonardo Noeren Franco!

Bazen transferler tutmayabilir, elde patlayabilir, kötü çıkabilir. Olabilir, normaldir. Tarihte çok gördük örneğini. Yine de gelenin üstündeki armaya saygıdan dolayı birşey demedik, hoşgörüyle yaklaştık. Ne de olsa kimse armadan büyük değildi. Saygımız sonsuzdu. Ama bu sene gelen Leo Franco tabuları yıktı. Milleti dinden, imandan çıkarttı(Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır#10). Galatasarayı 3 kulvarda da bitirdikten sonra takımla ilişiği kesildi. Maalesef iyi hatıralarla anılmayacak bundan sonra Türkiye'de.

Artık dayanamıyorum..

S.ktir Git Leo!

8 Şubat 2010 Pazartesi

10 Sendromu #4-Lincoln Palmeiras'ta!

Nihayet gitti Lincoln efendi bonservisiyle birlikte. Palmeiras artık ne bekliyorsa bundan bonservisine 2 milyon 166bin dolar vermiş bir de sonraki olası transferinin %50'sini bize verecekmiş. Transfer döneminin en sevindirici haberlerinden biri. Bir de o bonservis bedeli nasıl öyle küsuratlı çıkmış onu anlamadım. Gerçi bu herif orda kesin oynar ha, demedi demeyin!

2 Şubat 2010 Salı

Güle Güle Aydın

4 sene önceki Konyaspor maçının kredisi tükendi ve Aydın Yılmaz satış opsiyonuyla birlikte Eskişehirspor'a kiralandı. Arda'nın "benden daha yetenekli" dediği ve Gerets döneminde yıldızı parlayan bu oyuncunun, o zamanki futbolunun üstüne hiç birşey koyamaması çok vahim bir durum. Benim hep en güvendiğim oyuncuların başında gelirdi, Aydın Leithe derdim hep. Kendini hiç geliştirememesi klasik Türk sporcusu kimliğine bürünmesi onu resmen bitirdi. Belki Kadıköy'de durum 2-1 iken kaçırdığı golü atsa, hala takımdaydı. Futbol işte..

28 Ocak 2010 Perşembe

Shabani Nonda!

Sonunda bilet Nonda'ya kesildi. Kewell'ın gitmeyişine sevinsem de içimde yine de bir burukluk oldu. Meğer ne çok severmişim Nonda'yı. Monaco'daki yıllarından eser kalmasa da bize geldiğinde yine de saha içindeki umarsız ama etkili oyunu sevdirdi kendini bana. Ya da belki sadece yukarıdaki fotodaki attığı gol gözümün önünde olduğu içindir. Zaten bu takımda biri önemli gol atsın yedi sülalesi kurtuluyo. Serkan Çalık'ın Trabzon'a, Aydın Yılmaz'ın Konya'ya gol atması gibi.

Adına methiyeler düzülen güzel insan..İstanbul'a üçüncü köprü yapılırsa senin adın konsun inşallah..Yaşattırdıkların için teşekkürler..

Giovani Dos Santos

Galatasaray takımı ve taraftarı son 4-5 sene içinde öyle bir yere geldi ki, akıl alır gibi değil. Daha dün gibi hatırladığımız; Petre, Bratu, Heinz, Conceicao, Lukunku felaketlerinden sonra Kewell, Baros, Keita ve Elano'lu kadrolara geldik. Takım o kadar doldu taştı ki, artık şaşkınlığımız gelen transfere değil yabancı kontenjanından kimin çıkarılması gerektiğine oldu. Bir kişi bile görmedim ki bu son Dos Santos transferine sevinsin. Barcelona ve dolayısıyla Total Futbol kökenli biri takıma gelmiş ama çevreden aldığım duyumlar hep gerek olup olmadığı hakkında. Daha çocuk yaşta olduğu ve ne işe yarar ki söylemleri içerikli. Kontenjan dolu değil de bir kişilik yer olsaydı eminim bunların hiçbirisini duymazdık.

Aslında bu endişenin sebebi takımdan ya Kewell giderse korkusu. Bir taraf duygusallıktan bahsederken diğer taraf profesyonellikten bahsediyor. Mantıklı düşünmek, profesyonellik mentalitesi hep yeni çıktı anasını satiyim. Sanki şirket yönetiyoruz biz, bunların tohumuna para veriyoruz. Taraftarız ulan biz! Tabi ki en sevdiğimiz adamın kalmasını isteriz. Top oynamasa bile tribünde otursun, arada soyunma odasına insin isteriz. Kimlere kimlere tahammül eden bu taraftar ne oldu da bu endüstriyel futbol büyüsüne kapıldı anlamadım. Lanet olsun içinde bulunduğumuz duruma. Çok duygusalım çok..

22 Ocak 2010 Cuma

Teşekkürler Tobias

Lincoln'le beraber geldiklerinde en çok ona sevinmiştim. Artık kanayan yaramıza bir çare olur diye. Arkasında 2006 Dünya Kupası'nda bir maçta 16 km koştuğu referansı beni heyecanlandırıyordu. Bizde o kadar az oynadı ki, toplamda 16 km koştuğundan bile tam emin değilim. Artık talihsizlik mi denir yoksa ihmalkârlık mı bilmem, sakatlıklar onun yakasını bir türlü bırakmadı. 2.5 sezonda toplam 25 maçta oynayıp, 1553 dakika süre almış. Ne zaman iyileşti, artık geri döndü dense tekrar geri dönüp sakatlanıyordu.

Kimileri onu yattığı yerden para kazanmasıyla suçlasa da, kendisi de bu durumdan hoşnut değildi. Suç doktorlarda mı yoksa Linderoth da mı bilinmez ama Galatasaray Kulübü de darülaceze hiç değildi. Çoğu kimseye gösterilmeyen sabır ona gösterildi bu takımda. Ama gün geldi, yabancı kontenjanını işgal ettiği anlaşıldı o zaman sözleşmesi fesh edildi.

Yine de çabası için teşekkür ediyorum. Aklıma hep Sion maçında attığı golle kalacak Tobias Jan Hakan Linderoth!

21 Ocak 2010 Perşembe

Joao Alves De Assis Silva



Ha geldi, gelicek, gelmeyecek derken meşhur Jo'nun transferi bugün netlik kazandı. Önceden adı çıkınca, bir Haldun Üstünel şaşırtması sandım ama bu sefer gerçekmiş. Baros'dan sonra bir kariyerli golcü daha takıma katıldı. Bilinmedik, yetenek vaad eden, sürpriz golcüler yerine böyle kendini ispatlamış oyuncular her zaman daha iyidir. Corinthians'ta ve CSKA Moskova'da gösterdiği üst düzey performansla Manchester City'e transfer olan Jo, orada da Arap sermayesinin ağırlığı altında kaldı ve Everton'a kiralandı. Orada da teknik ekiple yaşadığı sorunlar sebebiyle kadro dışı kaldı. Biz zaten severiz böyle sorunlu oyuncuları, sıkıntı olmaz yani.

Mark Hughes tarafından istenmeyenler oyuncular birer birer bize geliyor. Fotoda da Robinho ne güzel oynuyor öyle bizimkilerle.
Related Posts with Thumbnails