Trabzon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2012 Pazar

Galatarasay 1 - 1 Trabzonspor | 32. Hafta - Kötünün İyisi



Fenerbahçe maçından sonra bu maç bir nevi playoff ları da garantileme maçıydı Galatasaray için.  Trabzonspor için de aradaki puan farkını azaltmak için önemli bir fırsattı. 


Trabzonspor selçuk melo ikilisini kilitleyerek maçı başladı. neredeyse Galatasaray'ın sene başından beri en iyi yaptığı şey olan pas dağıtmayı engelleyerek orta sahanın tek hakimi oldu. Ortada hiç pozisyon yokken de golü bulmaları Trabzonspor için büyük şanstı. Cüney Çakır sayesinde Galatasaraylı futbolcuların gerginleşmeye başlaması Trabzonspor'un ekmeğine yağ bal sürdü resmen. Kontra şanslarını iyi değerlendiremediler.

2. yarıda ilk yarının tam aksi bir görüntü vardı. Galatasaray rakip sahaya tam anlamıyla yerleşti. Yeterli gol pozisyonunun olmamasının sebebi son pasların iyi olmamasıydı. Baros, Necati ve Eboue resmen space jam den çıkmış gibiydiler.O paslardan birisi isabetli olsa golün olmaması içten değildi. Fatih Terim oyuna müdahalelerle golü ararken Şenol Güneş olacaklara razı gibiydi. Ve sonunda gol de bir şekilde geldi. Golden sonra her iki takım da gol pozisyonları buldu ama sonuç alınamadı. Hele bir pozisyon vardı ki 90+4 'te orada Mehmet Batdal'ın yerine kız kardeşim olsa golü bulmuştu. 





Galatasaray için saçma sapan play off sisteminde aradaki puan farkını tek maça indirmemek önemliydi. Trabzonspor'un ise  ikinci Fenerbahçe ile arasındaki maçı tek maça indirmek için kazanması gerekiyordu; olmadı. Yani bu maçta daha çok yara alan Trabzonspor oldu.



Neden saçma sapan play off sistemi dedim onu da açıklayayım. Atıyorum Galatasaray ligi 77 Fenerbahçe ise 70 puanda bitiriyor. Aradaki puan farkı 7. Playoffa Galatasaray 39 Fenerbahçe 35 puanla başlayacak. Diyelim ki şu anda ihtimal olmasa da Galatasaray ligi 76, Fenerbahçe ise 69 puanda bitirdi. Aradaki puan farkı yine 7. Bu sefer Galatasaray play off a 38, Fenerbahçe ise yine 35 puanla başlıyor. yani ligi tek puanla bitirmek takımlara resmen +1 puan getiriyor. Bir sistem getiriyorsunuz bari iyice düşünün. Neyse bu sistemi ayrı bir şekilde daha uzun bir şekilde değerlendirelim.


Galatasaray bu sene derbilerde resmen playoffun provası yaptı. İnönü'deki Beşiktas maçında maçı idare etti. Golsüz berabere kaldı. İlk Fenerbahçe maçında baskılı başladı, farka gitti. Trabzon maçında erken gol buldu. Oyunu domine etti. ASY deki Beşiktaş maçında istediği zaman golü bulabildi. Ve yakın tarihteki son 2 maç. Tabi önceki maçlar oynanacak maçların garantisi değil ama Galatasaray kararlı bir şekilde playoff lara gireceğini herkese gösterdi.

25 Ağustos 2011 Perşembe

UEFA Sifonu Çekti!

Şike olayları ile ilgili kesin sonuçlar çıkmadan bloga hiç birşey yazmamıştım ama bunu görünce dayanamadım. Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden ihraç edilip yerine Trabzonspor'un getirilmesinden sonra Trabzon'un yerel basını dayanamamış, bombayı patlatmış;

UEFA SİFONU ÇEKTİ!

8 Kasım 2010 Pazartesi

Trabzonspor 2-0 Galatasaray

Geçen senenin kopyası bir maç. Bu sefer Emre Güngör yerine Servet var sadece. 75.dakikaya kadar ortada giden maçı bir bireysel hata Trabzonspor tarafına çekti. Karşı savunmadan bir hata yapılsa şu anda Galatasaray'ın zaferi konuşuluyor olabilirdi. Ama futbol işte..

Arda'sız Baros'suz birşeyler yapmaya çalışan Hagi tabi ki bu hataları hesaplayamazdı. Eksiklere rağmen mücadele gücünün yüksek olması sevindirici taraf. Maçı çevirebilecek pozisyonları yakalayıp değerlendiremememiz ise kabul edilemez. Maç sonunda herkes Servet'e bağırıp çağırırken, bence Pino'nun ıskaladığı pozisyon da en az Servetin ki kadar vahimdi.

Sene başında olsak futbolumuz umut verdi deyip geçerdik ama artık puan kaybına tahammülümüz kalmadı. Liderle aramızda 10 puan var. Futbolda herşey olur ama biraz da realist olmak lazım. Bundan sonra her maç final havasında olmalı -klişe- artık. Ayrıca Fatma ninenin geldiği her maçı kaybetmemiz de ilginç. Devre arasında icabına bakılsın..

21 Ağustos 2010 Cumartesi

O An #22

Trabzonspor 34 sene sonra Anfield Road'a çıkarken.. Liverpool kaptanı Carragher'ın elinde müthiş bir flâma.

22 Mart 2010 Pazartesi

Trabzonspor 1-0 Galatasaray


Ankaragücü maçından sonra demiştim; bir hafta cenaze marşı, sonraki hafta şampiyonluk nağmeleri diye. Sırayı bozmadık bu hafta da çaldık cenaze marşını. Yarışın anormal kızıştığı haftalarda puan kaybı gittikçe çok koymaya başladı. Üstelik önümüzdeki hafta fener maçı varken.

Oyuncuların Samiyen'de ve deplasmandaki performansları inanılmaz farklı. Dün Keita, Sarp ve Barış hiç görünmedi. Zaten Arda yokken, Keita'nın da oynamaması hücum gücümüzü oldukça azalttı. İlginç bir şekilde Gio'nun hücuma müthiş bir şekilde katkı yapması, günün en güzel olayıydı. Emre Güngör'ün Servet'in yerine monte edilmesi gayet olumluydu bence. O hatayı yapmasına rağmen, takımın en iyisiydi Emre. Golden önce ve sonra sayabildiğim 6-7 adet net pozisyon kaçınca ister istemez mağlubiyet geliyor. Böyle kritik deplasmanlarda bulduğunu atman çok önemli. Trabzon kalecisi Onur'a da değinmeden olmaz. Her maça bu kadar konsantre çıkarsa Türkiye'nin en önemli kalecilerinden biri olabilir. Malum Milli Takım'ın kanser bölgelerinden biridir kale.

Fener maçı ne olur..bakalım..

16 Mart 2009 Pazartesi

Galatasaray 2- 2 Trabzon



Hamburg maçı sonrası yorgun, gergin ve Lincoln'süz takımımız daha maçın başında 1-0 geriye düştü. Gol sonrası orta sahada iyi top yapmaya başladık. Hakemsi şeyin faul çalmadığı pozisyon sonrası Arda'nın mükemmel pasında Baros aynı güzellikte vuruşla durumu 1-1'e getirdi.İlk yarı bu skorla bitti.

İkinci yarıya Trabzon biraz daha istekli başladı. Bizim takımda da yorgunluk başlamıştı yavaştan. Zaten Ayhan, Arda ve Baros'tan başka hücüma yönelik, ofansif katkı sağlayan oyuncumuz yoktu. Ümit Karan için ayrı bir post gerekir sanırsam. Dakikalar 61'i gösterirken Trabzon yönetimi sağolsun, sahayı balona ve konfetiye buladı. Maç 2-3 dakika durdu ve Trabzon'un hızı kesildi. Bu kez takımları durdu, Trabzon taraftarı coştu. Sürekli bize giydirmeye başladılar. Artık ne alıp veremedikleri varsa. Avrupa fatihiymiş Galatasaraaayy diye bağırırlarken Arda onlara en güzel kapağı taktı. Ve takımını öne geçirdi. Trabzon iyice yüklenmeye başladı. Bu dakikalarda Bülent Kaptan'dan olumlu değişiklikler maçı bu şekilde bitirmemizi hatta bir gol daha atmamızı sağlayabilirdi. Zaten Trabzon orta sahada doğru düzgün top yapamıyordu. Ama gelmedi beklediğimiz değişiklikler. Baros çıktı, Yaser girdi, Mehmet Güven çıktı, Hasan Şaş girdi. Aylardır ayağına top değmemiş Hasan Şaş'ın yerine Lincoln girebilirdi oyuna. Bülent Kaptan umarım istediği otoriteyi kurmuş, gözdağını vermiştir ! Lincoln'e artık. Zira hem Kewell hem Lincoln yokken takım pozisyon üretmekte zorlanıyor.

Yaser girdikten 4 dakika sonra, yardımcı hakemsi şeyin kararıyla ve orta hakemi uyarmasıyla kırmızı kart gördü. Zaten sansasyona meraklı hakemimiz Yunus Yıldırım sevincinden koşa koşa geldi ve kırmızı kartı gösterdi Yaser'e. Alıştık zaten.

10 kişi kaldık derken bir de Arda Turan'ın bacağı delindi. Evet adeta delindi. Kart mı? Ne faülü? Futbol oynamaya çalışan futbolcuları böyle katletmek farz bu ülkede!

Direncimiz iyice kırıldıktan sonra 85.dakikada golü yedik. Colman ve Alanzinho heralde hayatlarının en güzel gollerini attılar bize! Ve maç 2-2 eşitlikle sonuçlandı.

Milan Baros için ayrı bir parantez açmak lazım. Bugün belki de ilk defa bu kadar sevdim bu adamı. Kabus gibi geçen Nonda'lı ve Ümit'li bir maçtan sonra ilaç gibi geldi. Ayrıca maçtan çıkarken yaptıkları takdire şayandı.

10 hafta var ve liderle aramızdaki fark 5

ŞAMPİYON OLACAĞIZ!!!

15 Mart 2009 Pazar

Oynayın Ha Uşaklar!



İki Hamburg maçının arasında kalmış zor bir deplasman.Belki de defans açısından Hamburg maçının provası olur. Trabzon evindeki son 2 maçını kaybetti. Bizimde deplasman performansımız malum. Ama hep dediğim gibi, telafisi olmayan haftalara girdik. Artık istatistikler yol göstermez. iddaa Galatasaray'ın galibiyetine 2.25 oran vermiş. Kaçmaz..

Saat 20.45'de Avni Aker Stadı'nda "Trabzon Kolbastısı"..

OK!! LET'S GO!!
Related Posts with Thumbnails