30 Kasım 2009 Pazartesi

Barcelona 1-0 Real Madrid


Cefayı Puyol, Xavi, İniesta ve hatta Valdes çekti ama sefayı İbrahimovic sürdü dün akşam. Barcelona ilk yarıda istediği oyunu oynayamasa da ikinci yarıda tüm dünyaya ve Barca severlere o total futbol mucizesini az da olsa gösterdi. Messi ve İniesta'yı Madrid karşısında izlemek başka bir zevkli oluyor.

Geçen seneki 2-6'lık maçtan sonra, Real Madrid ne yaptıysa bu maç için yapmıştı. Ama Barcelona'ya Kaka, Benzema, Xabi ve C.Ronaldo da sökmedi. Paranın her zaman işe yaramaması insanı az da olsa sevindiriyor.

Dün Manisaspor- Kayserispor maçı yüzünden şehir dışında olduğum için yazıyı yazamadım. Ama blogda El Barcelona'ya değinmemek de olmazdı.

29 Kasım 2009 Pazar

El Clasico | Messi vs. CR9







Barcelona - Real Madrid
saat 8
NTV

yarın akşam rengimiz bordo-mavi...

28 Kasım 2009 Cumartesi

Yapma Volkan

Bursaspor 1-0 Galatasaray


Rijkaard'ın, hamile eşi rahatsızlandığı için Hollanda'ya dönmesi sebebiyle Neeskens kulübede tek kalmıştı. Olsundu. Arada sağlığı ve insanlığı sporun önüne geçirmek gerekir. Hayatımıza başka pencerelerden de bakabilmek gerekir.

Nonda'nın yedek başladığı, Arda'nın üçlü forvetin ortasında oynadığı takım maçın başından sonuna kadar kötü oynadı. Fenerbahçe ve Ankaragücü maçlarında bile bu kadar isteksizlik ve futbolsuzluk bir arada olmamıştı. Bu sezon gözünü zirveye diken Bursaspor'un hırslı ve istekli oyunu, bizi geriye yaslayıp ileride top tutamamamıza neden olmuştu. Forvetsiz bir şekilde ileriye çıkmak ve rakibi kendi yarısında tutmak mümkün olmadı maç boyunca. Milan Baros'un önemini şimdi çok çok daha iyi anlıyoruz. Ama gel gör ki şanssızlıklar başlamayagörsün. Çorap söküğü gibi geliyor gerisi.

Barış Özbek'e ayrıca değinmek gerekir. Ne hücuma ne de savunmaya destek vermedi dün. Takıma bir katkısı olmayınca bu sefer aksine yük oluyor. Orta sahanın böyle önem arz ettiği maçlarda ekstra performans göstermesi gerekirken, sahada yokları oynuyor. Bize sağlam bir Linderoth lazım.

Sezon başından beri düşüşe geçen bir performans sergiliyoruz. Sorun Bursa'da kaybedilen 3puan değil. Zaten Bursa gibi bir takıma deplasmanda yenilmek olay değil. Sıkıntı oynanan oyunda, doksan dakikada düzgün bir şut bile çekemeyişimizde ve Türkiye'nin en iyi hücum hattının beceriksizliğinde. Neyse ki, bu teknik ekibe ve sistemli oyuna sabrımız ve kredimiz sonsuz dedik. Yapacak birşey yok. Rijkaard'ın eşine de geçmiş olsun bu arada.

Bir de bu Neeskens niye balmumu heykel gibi çıkıyor fotolarda anlamıyorum.

27 Kasım 2009 Cuma

İyi Bayramlar


Catenaccio Blog olarak, tüm okurlarımızın, takip edenlerimizin bayramını kutlarız. Birlikte daha nice bayramlar yaşarız inşallah.

Bayramda Bursaspor-Galatasaray, Barcelona-Real Madrid, Everton-Liverpool ve Arsenal-Chelsea maçları kaçmaz. Bayram da senede iki, El Classico da..

26 Kasım 2009 Perşembe

Manu 0-1 Beşiktaş


Beşiktaş, ne zaman bir EPL takımıyla İngiltere'de karşılaşsa hep destan yazdı bugüne kadar. Benim hatırladığım bundan önce 3 maç vardı. Bu gece de Manchester United'ı Old Trafford'da 1-0 mağlup etti. Yedek kadroymuş şöyleymiş böyleymiş. Manu her zaman her yerde Manu'dur. Tebrikler Beşiktaş'a ve Devler Ligi'ndeki ilk galibiyetini alan Mustafa Denizli'ye. Liverpool taraftarları iyi makara yapar artık Manchester'lılarla...

24 Kasım 2009 Salı

O An #16

Alessandro Del Piero'nun 9 hafta sonra Udinese maçıyla tekrar sahalara dönüşü.

e tornato...

13.Hafta'nın Ardından


İş-güç yüzünden ne Galatasaray derbisini yazabildik ne de Beşiktaş maçını. Enteresan bir hafta sonu oldu. Ligimizde üst taraf kızıştı. Birinci ile beşinci arasındaki puan farkı 6ya düştü. Galatasaray liderlik fırsatını adeta elinin tersiyle itti. Beşiktaş, Fenere 3 attı. Trabzon 13.haftada patlak verdi ve teknik adamını yolladı. 5 adam da kadro dışı. Sıkıntı bitmez Karadeniz'de..

20 Kasım 2009 Cuma

"Yiğit" Şardan


Başkan olarak geri dönersin inşallah ileride..

19 Kasım 2009 Perşembe

Bir İfade Biçimi : Pankart! #9


Daha güzel ifade edilemezdi heralde..

Dünya Kupası Avrupa Elemeleri Playoff-2


Slovenya 1-0 Rusya
Fransa 1-1 İrlanda (uzatmalarda)
Bosna Hersek 0-1 Portekiz
Ukrayna 0-1 Yunanistan

Fransa, Yunanistan, Rusya ve Bosna Hersek'in geçeceği tahminini yapmıştım geçen hafta, 4te 2 oldu. Geceye Fransa-İrlanda maçının uzatma dakikalarında Henry'nin topu eliyle kontrol ettikten yaptığı asist damgasını vurdu. Bu gol sayesinde Fransa bileti kaptı. Afrika'ya sansasyon yaratarak gidecekler, bakalım orda ne yaparlar. Gecenin sürprizi ise bana göre Bosna Hersek'te yaşandı. Çift maçlı turların sonunda, genelde ilk maçtaki performansa dert yanılır. Bosna deplasmanda kaçırdıklarını atsa, şimdiye gitmişti. Halamın sakalı olsa falan filan.. Yunanistan tahmin ettiğim üzere, deplasmanda atıp yattı. Rusya ise vuruldu kaçamadı. Artık herkes 2010'da tutacağı takımı seçmeye başlasın...

Yazık!


Kendimi bildim bileli bu takımı tutuyorum. Her alanda şartlar ne olursa olsun savunurum ve desteklerim. Bununla da gurur duyarım. Ama bugün ortaya çıkan olayın hiç bir savunulacak durumu yok. Saha içindeki olaylar sebebiyle çok üzüldük bu zamana kadar ama hiç bugünkü kadar başım öne eğilmemişti. Galatasaraylılık duruşu gün itibariyle hem de kulüp içindeki adamlar (adam değiller!) tarafından lekelenmiştir.

Cezası ligden düşürülmekse düşürülelim, feshedilelim. Her ceza kabulümdür. Neyse çekelim. Yeter ki bundan sonraki oluşacak gelişmelerde şerefimize leke gelmesin. İlk hamle olarak Basketbol şubesi görevden alınmış. Bu zaten normal bir olay. Gerisi federasyona kalmış. Razıyım artık ne ceza verseler. Şerefsiz sevinçleri istemiyoruz!

İşin Ahmet Dedehayırında değilim. Galatasaray isminin yanında şahısların önemi yoktur. Ama kulübün yaptığı açıklamada dediği gibi Galatasaraylılıktan nasibini alamamış bu insanlar,Galatasaray ismini lekelemişlerdir. Hayırsızlar!

Olayı bilmeyenler için ekleyeyim, benim elim yazmaya varmadı; Salsa Basket!

H1N1 vs. Arda#10

Domuz gribi vakalarındaki gelişmeleri takip ederken, herkes kendi şehrinde vaka sonuçlarını istatistik tutarken, geldi Arda Turan'ı buldu bu illet. Umarız beklenen sürede atlatır bu hastalığı. Işıl Alben'den sonra Arda'nın bu hastalığı moralleri bozdu iyice. Nazar var üzerimizde.

Ölse üzülmeyeceklere bir lafım yok. Hiç de şaşırmadım. Bu işin dini, rengi, takımı olmaz. İnsanlık nasibi eksik şahsiyetler..

Geçmiş olsun Kaptan!


Kaynak: Chao Grey

GS Bonus+


Endüstriyel Futbola karşıyız diyoruz ama her türlü futbolun endüstriyelleşmesine katkıda bulunuyoruz. Bu çarkın içinde ezilmekten zevk alıyoruz, kendimizi alamıyoruz.

Ha bu kredi kartı olayı çıkmasın mı? Çıksın tabi. Zaten kredi kartı herkeste olan birşey, olmuşken bizim kulübünkinden alırız. Zaten her ay faiz ödüyoruz, ödemişken birazı bizim kulübün kasasına gideninden alırız. Yeter ki kulübün borçları ödensin, düzlüğe çıksın. Varsın bizim takıma faydası olsun. Bunu da alırız. Bir de cazip hale getirmeleri yok mu. Almayacak insanı, kredi kartından hazzetmeyen insanı bile teşvik ediyorlar. Tamam alıyoruz.