30 Ağustos 2012 Perşembe

Paralimpik 2012

Paralimpik oyunları dün yapılan yarışmalar ile başladı. Ülkemiz de bu oyunlara azımsanmayacak bir sayı olan 69 kişi ile katılıyor. Basınımızda yer almaması acı. Ben fırsat buldukça insanların ne tür zorluklarda yarıştığını göstermek için oyunlardan fotoğraflarla göstermeye çalışacağım.






28 Ağustos 2012 Salı

Beşiktaş 3-3 Galatasaray | STSL 2. Hafta - Terim'in Hamleleri


Federasyonun deplasman seyircisi yasağına rağmen Denizli'den çıktık yola derbiyi izlemek için. Çok da zor olmadı. Tek sorun maç içinde hiç bir tepki gösterememek oldu.

Maçtan önce konuştuğum Beşiktaşlılar takımlarında pek de ümitli değildi. Bu ilk yarı boyunca da devam etti. Hatta 1-0 önde olduklarında bile maçın 3-4 farklı biteceğini söylüyorlardı ki maçın havası da bunu gösteriyordu. Ama Beşiktaş öyle zamanlarda goller attı ki, bu durum da maçın havasını değiştirdi. Galatasaray ilk yarıda o kadar rahat top çevirdi ki öne geçirecek golü bulabilselerdi maç çok farklı boyutlara taşınabilirdi. Ama savunmanın geçen sene toplamında yaptığı hatalar bu maça sığdırılınca beraberlik kaçınılmaz oldu. 

Bu skorda Fatih Terim'in payı da büyüktü bana göre. Melo-Ambrabat / Hamit-Aydın değişiklikleri orta sahayı tamamen Beşiktaş'a verdirtti. Bu değişikliklerden sonra Selçuk'un da verimini düşürdü. Aynı durum geçtiğimiz hafta Kasımpaşa maçında da vardı. Halbuki bu orta sahayla bile takım rahatlıkla golü bulabilirdi. Yine geçen hafta olduğu gibi şans ile beraberlik golü geldi. Fatih Terim'in bu anlayışından bir an önce vazgeçmesi gerekiyor. 

Penaltı pozisyonuna gelince ; ilk başta ben de penaltı olduğunu düşünmüştüm. Hatta Burak düştüğünde irek hakemi izledim, hakem 3-4 saniye boyunca tepkisiz bekledi. Yardımcı hakemin uyarısı ile penaltı noktasına hareketlendi. Hakemin asıl şansızlığı pozisyonun ceza sahası dışında gerçekleşmiş olmasıydı bence. Yoksa o karambolde  düdüğün çalması çok da zor değildi.

Beşiktaş'a gelecek olursak; Ne yazık ki bu kadro yapısı ile üst sıralarda tutunması oldukça zor. Maçı çevirecek oyuncu sayısı oldukça az. Maçtaki ilk şutu da 35. dakika da geldi neredeyse orta sahadan. Sadece  Fernandes'in duran toplarına bel bağlamış durumdalar. 2. yarıdaki iyi oyunu da aldatmasın. Oyunu o duruma getiren Terim'in hamleleriydi.



21 Ağustos 2012 Salı

Galatasaray 2-1 Kasımpaşaspor | STSL 1. Hafta - Emre Çolak'ın Maçı


Fatih Hoca'nın da maçtan sonra basın toplantısında dediği gibi Gaziantep'teki saldırı için yazıklar olsun diyerek başlamak istiyorum yazıma. Maalesef ülke bir keşmekeşin içine girmek üzere hatta girdi de diyebiliriz. Sonumuz hayrola...

Maça geçecek olursak Galatasaray geçen seneki oturmuş düzeniyle başladı karşılaşmaya. Sakat Semih'in yerine Dany, Melo'nun yerine Hamit, Engin'in yerine Aydın, Necati'nin yerine de Umut farkıyla...Kasımpaşa ise yaptığı flaş transferlerle tam bir kapalı kutuydu. Uche, Djalma, Isaksson, Ernst gayet kaliteli oyuncular. Bunların yanında bu maçta eskilerden Dimitrov'u da görmek isterdim şahsen. Maç karşılıklı ataklarla başlarken Kasımpaşa daha etkili gözüktü. Bunda Hamit'in yerini yadırgayıp ilk 5 dakika içinde 3 net pas hatasının ve Ernst'in Selçuk'u kilitlemesinin rolü büyük. Bir ara sadece Selçuk Ernst ikilisini izledim orta sahada. Selçuk nereye giderse Ernst peşinde gölge gibi takip ediyordu. Geçen sene ilk haftada olduğu gibi bu da bir mesajdı belki de Fatih Hoca için. O da bu durumu erken farkedip Emre'yi ortaya, Hamit'i sağ açığa, Aydın'ı da sola çekip ilk hamlesini yaptı ve gayet de başarılı oldu. Bu andan sonra da oyun hakimiyeti tamamı ile Galatasaray'a geçti. Özellikle Emre'nin orta sahaya hareketlilik getirmesi, Hamit'in sağ açıkta kendini bulması golü de getirdi. Devre sonunda 2. gol de gelebilirdi ama olmadı.

Emre'ye ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bence dün akşam en iyi oyununu oynadı. Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi ama bu çocuk artık yere düşmüyor. Aslında bu tüm takım için geçerli...Kendi etrafında dönmeleri, çalımları, çabukluğu ve özgüveni...Bana Emre B.'nun 18-19 yaşlarını hatırlattı açıkçası. Umarım sonu benzemez.

2. yarıda da devre sonundaki tablo vardı. Ama geçen seneki durum aynen devam ediyordu. Baskı kurmuşken gol atamama...Hazır böyle bir ortam hazırlanmışken Kasımpaşa'nın golü bulmaması da sürpriz olurdu. 1-1 'den sonra Kasımpaşa 2. golü de bulabilirdi. Fatih Hoca'nın yaptığı Sercan-Melo/Hamit-Elmander değişikleri de bana göre takımı oyundan düşürdü. Tabi Elmander'in çıkması tamamen yabancı kontenjanı ile ilgiliydi ama bence Elmander gibi hücum gücü yerine Eboue çıkan oyuncu olmalıydı. Neyse ki sahneye yine Emre Umut ikilisi çıktı ve Galatasaray'ı ipten aldı diyebiliriz.

Bence 3 puandan daha bu maçta Fatih Terim tarafından alınacak mesajlar daha önemli. O gerekeni almıştır zaten. Kasımpaşa da ideal 11'ini bulabilirse bu ligde çok iyi işler çıkarır.

19 Ağustos 2012 Pazar

Sanica Boru Elazığspor 1-1 Fenerbahçe | STSL 1. Hafta


Spartak Moskova maçı öncesi Fenerbahçe açısından ligin ilk haftası kötü bir sonuçla noktalandı. Elazığspor ise yeni çıktığı lige kırmızı karta kadar gösterdiği derli toplu oyunuyla göz doldu diyebiliriz.

Aslında ilk 11'e baktığımızda Fenerbahçe hücum ağırlıklı bir kadro ile çıkmıştı maça. Hücum hattı Alex-Kuyt-Sow-Stoch ile orta saha arasındaki bağlantı  kopuk olunca pozisyon üretilemedi. Düşünmeden sadece Caner'in 7-8 top doldurduğunu hatırlayabiliyorum. 15. dakikadan sonra da orta saha hakimiyeti tamamiyle Elazığspor'a geçti diyebiliriz rahatlıkla. İlk yarı da bu şekilde Elazığspor'un kontrolünde  sonuçlandı.

2. yarının başında Herve Tum'un şık golü oldukça iyiydi. Baroni/Topal, Orhan/Topuz değişikleri de Fenerbahçe adına birşeyleri değiştermezken 65. dk da Kuyt'un şık golü ve Elazığspor'un 10 kişi kalması rüzgarı tersine çevirdi. Rakibin de iyice sahasına çekilmesi ve Krasic'in de oyuna girmesi  ile hücumda inanılmaz bir Fenerbahçe izlemeye başladık. Fakat o da golün gelmesine yetmedi.

Son olarak benim görüşüm Kuyt bu lige oldukça fazla. Krasic için henüz birşey diyemiyorum.


12 Ağustos 2012 Pazar

Galatasaray 3-2 Fenerbahçe | Süper Kupa Finali


Sezonun ilk maçında Galatasaray hem oyun olarak hem sonuç olarak hem de oyun olarak kaldığı yerden devam ettiğini gösterdi. 10 kişi kaldıktan sonra da oyuna hakim olması hakikaten takdire şayandı.

Maç içinde çok fazla iyi kötü hareketler izledik. Oyunun 15 dakika durması, Cüneyt Çakır'ın performansı, Engin Baytar'ın atılması, Umut Bulut, Selçuk İnan pasları falan filan...

Her iki takım için yeni transferleri değerlendirecek olursak;

Umut Bulut : Maçın yıldızıydı. Fatih Terim ileri ikilide kimleri oynatacak merak konusu...
Dany : Oldukça vasat...Neredeyse hiç bir ikili mücadeleyi kazanamadı. Hatta biraz daha abartayım Gökhan Zan daha iyi...
Hamit Altıntop: Kimse maç kurtaracak diye beklemesin. Tam bir görev, sistem adamı.
Ambrabat: 10 kişiyken Galatasaray'ı ileriye sürükleyen adamdı. 
Kuyt : Çok iyi profesyonel. Nerede nasıl davranacağını, nerede duracağını çok iyi biliyor.
Hasan Ali: 3 maç sonra Caner sol bekte keser.
Mehmet Topal : Selçuk Şahin daha efektif oynuyor sanki.
Krasic: Büyük topçu olduğu kesin. Muhtemelen Gökhan G. ile daha iyi ikili olurlar.

Bu arada Galatasaray'ın Fenerbahçe şansızlığını  yavaş yavaş kırdığını söyleyebiliriz heralde.



Parçalı vs. Çubuklu


Derbi ile kapanan sezon derbi ile açılıyor. Biz de uzun bir ihmalin ardından kaldığımız yerden devam edelim.

Galatasaray - Fenerbahçe
Saat: 8.55
Yayın: ATV
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Related Posts with Thumbnails