29 Mart 2010 Pazartesi

Galatasaray 0-1 Fenerbahçe


"Kaleyi gördüğüm zaman, uzaktan şut çekmeyi seven biriyim"
Selçuk Şahin

27 Mart 2010 Cumartesi

Galatasaray - Fenerbahçe


Dertasacimbom'un haberi olmadan ben bi derbiye gidip geleyim..

Selametle :)

23 Mart 2010 Salı

Özhan Başkan Vefat Etti

Galatasaray'ın 3 dönem üstüste başkanlığını yapan, hayatını adeta Galatasaray'a adayan Özhan Canaydın vefat etti. Galatasaraylılık duruşunu en iyi temsil eden insandır gözümde. 6-0'lık maçtan sonra bile Aziz Yıldırım'ın elini sıkması ne kadar büyük bir erdeme sahip olduğunun göstergesidir. Spor adamlığı ise Türk Spor Camiasına kat kat fazla gelmiştir. Söylemleri, duruşu, tavırları, ADAMlığı herkesten hep ileride gitmiştir. Bu çirkeflik dolu ortamdaki savaşını bugün kaybetmiştir. Ömrü yetmedi Seyrantepe'yi görmeyi. Allah rahmet eylesin. Değeri öldükten sonra anlaşılan adamlar serisine bir kişi daha ekledik.

1943-2010

22 Mart 2010 Pazartesi

Trabzonspor 1-0 Galatasaray


Ankaragücü maçından sonra demiştim; bir hafta cenaze marşı, sonraki hafta şampiyonluk nağmeleri diye. Sırayı bozmadık bu hafta da çaldık cenaze marşını. Yarışın anormal kızıştığı haftalarda puan kaybı gittikçe çok koymaya başladı. Üstelik önümüzdeki hafta fener maçı varken.

Oyuncuların Samiyen'de ve deplasmandaki performansları inanılmaz farklı. Dün Keita, Sarp ve Barış hiç görünmedi. Zaten Arda yokken, Keita'nın da oynamaması hücum gücümüzü oldukça azalttı. İlginç bir şekilde Gio'nun hücuma müthiş bir şekilde katkı yapması, günün en güzel olayıydı. Emre Güngör'ün Servet'in yerine monte edilmesi gayet olumluydu bence. O hatayı yapmasına rağmen, takımın en iyisiydi Emre. Golden önce ve sonra sayabildiğim 6-7 adet net pozisyon kaçınca ister istemez mağlubiyet geliyor. Böyle kritik deplasmanlarda bulduğunu atman çok önemli. Trabzon kalecisi Onur'a da değinmeden olmaz. Her maça bu kadar konsantre çıkarsa Türkiye'nin en önemli kalecilerinden biri olabilir. Malum Milli Takım'ın kanser bölgelerinden biridir kale.

Fener maçı ne olur..bakalım..

19 Mart 2010 Cuma

Fulham 4-1 Juventus



İtalyan takımları adına fiyasko denebilecek bir 2 hafta geçirdik. Juventus ve Milan iki İngiliz takımından deplasmanda 4'er gol yedi. Böylesine bir rezillik yok demek isterdim ama aklıma hemen Manu-Roma eşleşmesi geldi sustum. İtalyan takımı demeye bin şahit gerek bunlara. Catenaccio felsefesinden uzaklaşmanın zararları hep işte.

İtalya'da alınan 3-1'lik skoru nasıl koruyamaz bir takım akıl alır gibi değil. Cannavaro'nun daha dk.27'de gereksiz yere atılması tabi ki çok etkilemiştir ama bu mağlubiyete bahane değil. O kart mevzusu da ayrı hikaye. 53.dakikada 3-1 olan maçta -ki Fulham full atak oynuyor, Camoranesi'yi çıkarıp, De Ceglie'yi almak, skor 4-1'ken dk.85te Del Piero'yu almak hatta onu yedek başlatmak nasıl bir teknik direktörlüktür? Ne kadar bidon varsa takıma doluştur, kaptanı yedek başlat, Camoranesi'yi oyundan al. Zaccheroni adam değilmişsin. Şu takımın başına Fatih Terim geçse bari ya.

video from GelGidersin

15 Mart 2010 Pazartesi

Galatasaray 3-0 Ankaragücü

Bir hafta cenaze marşı, ertesi hafta şampiyonluk nağmeleri. Bu maçın geçen haftaki Eses maçından tek farkı, bu sefer ilk golü bizim atmamız ve erken bulmamızdır. Oyun olarak üstüne hiç birşey koyamamışız. Keita'nın bireysel yeteneğiyle yoktan attığı bir gol maçı tamamen bitirdi. Zaten bu adam oynamak isterse bütün maçlar üst bitiyor. Tribünde Bando Eses yerine Samiyen Senfonisi'nin çalması oyuncuları biraz daha istekli hale getirirken, bir Fener maçı öncesi klasiklerinin TV'ye yansımamasını hayretle karşıladım.

Top oynanmadan geçen bir 2.yarı uyku getirirken Milan Baros imdadımıza yetişti. 4.5 ay sonra sahalara dönüşünü golle kutlaması harikulade. Fiziksel olarak hazır olmasa da morali düzelsin yeter. Ne Gio, ne Jo, ne Arda hiçbiri onun ikamesi olamadı. Özlemişiz ha.

Neill'e değinmeden olmaz. Geldiği günden beri hiç sırıtmadan sıfır hatayla oynuyor. Ayrıca bugün hücum organizasyonlarına verdiği destek ve özellikle 3.golde Keita'ya attığı pas muhteşemdi. 12 senelik Premier Lig tecrübesi bu olsa gerek. Geçen sene Bjk'nin yaptığı Ernst hamlesi gibi bu senede Lucas'ın şampiyonlukta büyük payı olacak. Şimdiden söyleyeyim!

14 Mart 2010 Pazar

Güvenç Kurtar!

Çok başarılı bir kariyere sahip olduğu söylenemez bu ligde. Hangi takım çağırdıysa hangi durumda olursa olsun koşa koşa gitti çalıştırdı. Soy isminden sebeple üstüme kalır yapışır demedi hiç. Durum böyleyken birçok takımı düşürmüşlüğü vardır. Kimisi onun suçudur, kimisi değildir o ayrı konu. Bu sezon öyle bir olay geldi ki başına, inanılır gibi değil.

14.sırada iken ligin 24.haftasında devraldığı Diyarbakırspor'un başında 2 maça çıktı. İki maç da tamamlanmadı ve daha ligin bitmesine 8 hafta varken takım ligden düştü. Dünya üzerinde böyle bir olay başka var mıdır bilmiyorum. Bilen varsa buyursun söylesin.

13 Mart 2010 Cumartesi

Dünyanın En İyi 10 Kalecisi!


''Hedefler bitmez. İnsanın çıtası yüksek. Yapacak çok şeyim var. 28 yaşımdayım, kaleciliğin çıkış noktasındayım. Verimli olmam lazım. Ortalama olarak iyi sezon geçirdim. Fenerbahçe kalesini koruyorum. Adımdan söz ettireceğim. Bana göre zaten dünyanın en iyi 10 kalecisi içindeyim, ama hedefim en iyi 3-5 arasına girmek.''

Volkan Demirel, şu anki durumunu değerlendirip, gelecek planı yaparken..

9 Mart 2010 Salı

Eskişehirspor 2-1 Galatasaray | Pazartesi Sendromu

Boş geçen bir haftasonunda zor bekledim bu maçı. Ama tam bir hayalkırıklığı oldu benim için bu karşılaşma. Es-Es'e karşı şanssızlığımızı kıracağımızı düşünürken, artık bir ivme yakaladığımızı zannederken "R" yaptık ister istemez.

Zannettim ki oyuncular artık "bir ihtimal"e yoğunlaşır, biz de rahat rahat izleriz maçı. Ama tipik bir zorlu Anadolu deplasmanı havasına büründük yine çok kolayca. Gerek bizimkilerin saçmalıkları, gerek Eskişehir'in ELini kolunu sallaya sallaya bizim kalemize gelmesi, gerekse hakemin ilginç kararları maçı zorlu hale getirdi. Biz de ne hakemi, ne kendimizi ne de Eskişehir'i devirebildik. Maç çok tartışılsa da Es-Es bizden daha çok istedi ve aldı maçı. Öyle ya da böyle. Şampiyonluk yolunda herşey mübahtır. Ne yapıp edip kazanacaksın bu tür maçları.

Umarım gereken dersi alır takım ve teknik ekip. Ligin bitimine 10 hafta kala hala bu istikrarsız performansı sürdürmemiz hoş değil. Zaten şubat ayından çıkamadık 2 kupa gitti. Mart sonundaki Trabzon deplasmanı ve içerideki Fenerbahçe maçından sağ salim çıkmamız gerek!

6 Mart 2010 Cumartesi

Futbol, Futbol Değildir!

Şu resmi tıklayın, tribündeki insanların yüz ifadelerine bakın. Ne oldu da bu kadar nefret doldu bu insanlar? Ne oldu da Kuvayi Milliye sınırları içerisinde İstiklal Marşı'nı ıslıklayacak duruma geldiler? Ya da bunlar insan mı?

Burası "amed" burdan çıkış yok dedi tüm tribünler bugün. Sahadaki Türk vatandaşlarını taşladılar. Orası Diyarbakır, orası da Türkiye anasını satim! Bu çocuklar nerden çıktı?

4 Mart 2010 Perşembe

Emirates Hatırası

Adriano şu yaptığın ayıptır. Elini kimin omzuna atacağına dikkat et. Elano'da nasıl sevindiyse bu fotoda kendine yer bulduğuna.

2 Mart 2010 Salı

Bir İhtimal Kaldı!


Bir İstanbul serüveninden sonra tekrar memleketteyim. Dertasacimbom ile yapığımız İnönü deplasesi ve onu uğurladıktan sonra tek kaldığım Madrid maçından sonra daha yeni kendime geldim. Avrupa hedefi de bitince lige döndük. Kasımpaşa maçı, Dos Santos'un performansı arada kaynadı maalesef. 4günlük tatili hakettiğimi düşünerek gönül rahatlığıyla bloga geri dönüyorum.

Geçen seneki Hamburg ve bu seneki Madrid maçında özellikle tribünde olmam sebebiyle elenmemizin faturasını bana kesti bazı arkadaşlar! :) ordan bunlara selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.

Bu arada bloga ilk defa fotomu koymuş oldum.
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Related Posts with Thumbnails