27 Şubat 2012 Pazartesi

Galatasaray 3-2 Beşiktaş JK | 28. Hafta - Cimbom Başı Dik Yürür


 Dün yine klasik bir Galatasaray Beşiktaş maçı günü yaşandı. Sabahtan hiçbir stres gerginlik yok, maç içinde hareket çok.

Beşiktaş'ın 10 gün içinde 4. maçına çıkacak olması Galatasaray'ı fazlasıyla rahatlatmış. Bunu maç içinde çok net bir şekilde gözlemledik. Maçın başındaki baskıyla gelen Elmander'in müthiş golü, takımı iyice rahatlattı ve oyunu rölantiye alıp direksiyonu Beşiktaş'a teslim etti.  İlk yarıda zamanlama hataları yapılmasa 2. ve 3. gollerin gelmesi de içten değildi. Garip bir şekilde oyun Beşiktaş'ın kontrolündeyken de Galatasaray rakibine 2-3 tane kontradan pozisyon verdi. Bu durum da Beşiktaş'ın oyun anlayışını gösteriyordu ve dirençli olacağını da.İlk yarı da normal şekilde Galatasaray'ın 1-0 'lık üstünlüğü ile bitti. Bu yarıda göze en çok batan isim şüphesiz ki sağ kanadı otoban gibi kullanan Eboue oldu. Beşiktaş adına da Queresma'nın maçı istediği belliydi. Hatta o kadar çok belli etti ki pas vermesi gereken yerlerden şut denedi ve takımını pozisyonlardan etti. Bu durum 2. yarıda da devam etti.

İkinci yarının başında Beşiktaş'ın golü bulması ve Galatasaray'ın buna hemen cevap vermesi sonucu Beşiktaş'ın oyundan düşmesini bekliyordum. Belli bir dakikaya kadar düştü. 3. golün gelmemesi bu dakikalarda Beşiktaş'ı kendine getirdi. Ve Q7 maçın başından beri yapmadığı ortayı Semih iyi değerlendirdi. Bu golden sonra da maç her iki tarafa da gitti geldi. Fatih Terim maçı çok istiyordu ve golün ardından 2 tane orta sahayı çıkartıp Baros'u ve Aydın'ı sahaya sürdü. Galatasaray Selçuk İnan ile kontrolü tekrar ele almıştı fakat Beşiktaş da kontralarla etkili oluyordu.
Almeida'nın kaçırdığı gol de maçın kırılma anı oldu. Dönen topun gol olması zaten kanser olmaya yatkın! Beşiktaşlılar için iyice acı verici, Galatasaraylılar için ise Hasan Kabze'yi hatırlama anı oldu.


Galatasaray'ın kazanma hırsı, gol sonrası sevinç "nasıl takım olunur?"un bir göstergesiydi. Herkesin bahsettiği tribünlerin takımla bütünleşmesi sonucu oluşan sinerji hem basketbolda hem futbolda oldukça etkili oluyor. Eminim ki basketboldaki başarılar futbolu, futboldaki başarılar da basketbolu tetikliyor.

Ayrıca koreogafiden bahsetmemek olmaz. Doğrusunu söylemek gerekirse oldukça merak uyandırılan şovu ilk gördüğümde biraz hayal kırıklığına uğradım. Ta ki İmparator ve askerleri sahneye çıkana kadar.

 Yapanların ellerini sağlık.




26 Şubat 2012 Pazar

Denizlispor 1 -0 Bucaspor


Denizli'de yaşamama ve 5-10 yıl arası kombineli olarak maçlara gitmeme rağmen bir futbolsever olarak bu sezon ilk kez maça gidebildim. Bunda her iki takımdaki genç futbolcuları merak etmem de etkili oldu.

Havanın güzel, biletlerin oldukça ucuz olması tribünlerin 3'te 2 sini doldurtmuştu. Biletler o kadar ucuzdu ki kapalı tribündeki sosyete tribünü gitmiş, yerine günübirlikçi piknikçiler gelmişti.

Maç klasik Bank Asya maçı havasında geçti. Her iki takım da açık oynayınca pozisyon sıklığı oldukça fazlaydı. Tabi Bucaspor daha açık oynayınca ve hücumda fazla çoğalamayınca daha etkili gözüken Denizlispor'du. Golcü diye alınan Gohou kaçırdığı golleri atsa maçın 5-6 olması içten değildi. Hatırlıyorum da Gohou ilk geldiğinde yerel bir gazete "golcü diye aldığımız adama bak" diye manşet atarak, istatistiklerini vermişti. Yanlış hatırlamıyorsam da adamın 3-4 sezonda attığı gol sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Halbuki bu tür takımlar Afrika'dan böylelerini getireceğine altyapıdaki oyunculara şans verseler, ülke futboluna daha çok katkı verebilirler. Seyircinin de altyapıdan gelen memleketinin oyuncusuna ayrı bir sempatisi oluyor zaten. Bucaspor'u o tür takımlardan ayrı tutabiliriz. Onlar gençlerle oynamayı tercih ediyorlar Bank Asya'da. Ve o gençleri de birkaç sene içinde Süper Lig'de görebiliriz. Ben en çok Civar'ı merak ediyordum. O da bugünkü maçta oynamadı. 48 numaralı bonus kafa Salih Uçar tekniği ve bilek hareketleriyle Buca hücumlarına yön veren isimdi. Emre Güral da fena oyuncu değil. Ama onda tipik Türk genç futbolcu havası var. Vücudu sahada ama beyni sanki başka bir yerde. Denizlispor'da da Denizli'nin çocuğu Erhan sağ açıkta göz doldurdu. Oyundan çıkarken de hak ettiği alkışı aldı. Fiziğini biraz geliştirebilirse o da iyi yerlere gelebilir.

Haftaya çok önemli bir maç var Denizlispor açısından. Denizli maçı aldığı takdirde kendini bir anda küme düşme potasında playoff potasına girebilir. Denizli'nin her sezon bahar döneminde coştuğunu düşünürsek; neden olmasın...

23 Şubat 2012 Perşembe

Galatasaray MP 64 - 56 Anadolu Efes

Bu takımın artık filmi çekilmeli. Euroleague'e ön elemeyle katılan bir takımın destanı kesinlikle başarı öyküleri arasında yer almalı. Yıllardır unutulan basketbol kültürünün geri gelmesinin yanı sıra, bunu hem takım, hem tribün, hem salon, hem de yönetim bazında benimsemek benim gözümde çok daha büyük bir başarıdır. Şu anda tüm camiada öyle bir basketbol havası oluştu, herkes her maçın kazanılacağına öyle bir inandı ki tarif edilebilir cinsten değil.

Takım ve taraftar o kadar iç içe o kadar kenetlenmiş ki, Mahmuti taraftara teşekkür etmeyi bile gerekli görmüyor. Aslında herkes kendi görevini yapıyor. Takım topunu oynayıp, taraftar tribününü yapıyor. Ama bu teşekkür mevzusunda o kadar ince bir çizgi var ki, kimse çıkıp da "nasıl taraftara teşekkür edilmez demiyor". Üstüne üstlük bir sonraki maç taraftar bunu koreografi sloganı olarak kullanıp "evet biz bir aileyiz" diyor.


İçeride kazanılan Olympiakos, CSKA ve Efes maçlarından sonra artık "son maça" geldik. Sezon başından beri hep "son topa kadar" mottosunu kullandık. T-shirtleri bile çıktı. Ama bu sefer son maça geldik. Nasıl kaybettiğimizi bir türlü anlayamadığım Efes deplasmanını telafi maçına geldik. Avrupa'nın en zor deplasmanlarından birinde, galibiyetten başka seçeneğimiz yok. Zaten sadece içerideki maçları kazanarak büyük takım olmanın gereğini yerine getiremeyiz, bunlardan biri CSKA olsa bile. Yenilmez Armada'nın ölüm kalım maçı 1 Mart'ta Yunanistan'da. Yenilirsek dünyanın sonu değil ama bu rüya burada bitmemeli.

20 Şubat 2012 Pazartesi

O An #30

Necati Ateş gol atmak için geri döndü! Eboue de Afrika kupasından geri döndü. Peki daha tanışalı 2 gün olmuşken bu samimiyet nerden geliyor böyle?

9 Şubat 2012 Perşembe

O An # 29


Muhteşem zaferin öncesinde, CSKA oyuncuları maç öncesi spoiler i alırken...
Bu gadget'ta bir hata oluştu
Related Posts with Thumbnails