17 Eylül 2010 Cuma

Nasıl Bir Sevdaysa Bu Karşı Koyamam | Buca Deplase

















yine düştük yollara...

Juventus 3-3 Lech Poznan



Del Piero'nun skoru 3-2'ye getiren golü..göremeyenler için link burada!

Görgüsüzlük...













 iş adamı fuat donay kocaelispor kulübü'nü almak için hazır olduğunu söylemiş. önündeki bir çanta dolusu parayla da poz vermeyi ihmal etmemiş. hayatımda böyle bir görgüsüzlük görmedim.
haberin devamı 

14 Eylül 2010 Salı

Galatasaray 1-0 Gaziantepspor |Error...


Milli maç arasından sonra toparlanma maçı olarak görülmüştü Gaziantep maçı. Fakat hala aynı seviyedeyiz. İyi oynamıyoruz. Ali Sami Yen'de bile oyunun kontrolü bizde değil.

Misimovic geldikten sonra takım 4-2-3-1'e dönecek deniliyordu. Birbirizimizi kandırmayalım. Dün yine klasik 4-3-3 oynadık. Misimovic durmadan geri geldi top çıkardı tıpkı Ayhan ve Sarp'ın yapamadığı gibi. Halbuki bu adamdan faydalanmak istiyorsak ilerde tutmalıyız bu adamı. Aslında 2. yarının ilk 15dk'lık bölümünde de böyle oldu. Gol ve pozisyonlar da bu aralıkta geldi. Geçen seneden beri süregelen gol attıktan sonra geriye çekilme hastalığı da devam ediyor. Bunun nedeni de savunmanın çok geride kurulması olarak düşünüyorum. Ne zaman savunma biraz önde olsa, Ömer Üründül deyişiyle bloklar birbirine yakın olsa rakip üzerinde baskı da iyi oluyor. Rijkaard'ın artık bu soruna çözüm bulması gerekir.

Yeni transfer Insuya'da değinecek olursak; ilk maçı için fena bir performans göstermedi hücum yönünde. 2 senedir Hakan Balta'dan göremediğimiz Adrese teslim de orta yaptı. Savunma için aynı şeyleri pek söyleyemeyeceğim. Alanını çok boş bırakıyor maalesef. Zamanla düzeleciğini ümit ediyorum.

Göze batan diğer bir isim Aydın'dı dün için. 2-3 maçlık performansını göz önüne alırsak rotasyonda Serdar Özkan'ın çok çok önünde diyebiliriz.6+2 sınırlamasında oldukça sık görebiliriz kendisini.

Pino'hu henüz ilk 11'de göremedik. Genelde 60'tan sonra girdi hep skor avantajı bizdeyken. Kapalı savunmalara karşı ne yapacak merak konusu.

Metin Oktay'ın ölüm yıldönümde galibiyet almak güzel birşey tabi. Oldukça çok eleştirilen Galatasaray  Fenerbahçe'le puanları eşitledi. Beşiktaşla da sadece 3 puan kaldı. Ama takıma sihirli bir değneğin değmesi şart.

9 Eylül 2010 Perşembe

Türkiye 95 - 68 Slovenya | Zafer Yakındır...













Basketbol adına tarihi bir günü daha geride bıraktık. Slovenya'yı gayet güzel bir oyunla 27 sayı farkla devirerek dünyanın iyi 4 takımdan biri olmaya hak kazandık.

Fransa maçı analizinde Slovenya karşısında hücumda zorlanmayacağımızı söylemiştim. Bu kadarını da tahmim etmiyordum doğrusu. Hücumda yapmadığımız şey kalmadı bugün. Hatta Slovenler bir ara alan savunması mı yoksa bire bir savunma mı yapacaklarına dakarar veremediler. Oyuncuları birebir değerlendirmek çok zor. Buna da gerek yok zaten. Takım olarak çok çok iyi durumdayız.

Yarı finaldeki rakibimiz Teodosic'in son saniye üçlüğüyle Sırbistan oldu. Teodosic basketi attığında bizden kim böyle bir basket atabilir diye düşündüm. Aklıma da direk Ender geldi. Slovenya maçında da yanıltmadı beni. Sırbistan maçının daha zor geçeceği aşikar. Bizi 1 ay önce Adidas Cup'ta yenmişlerdi. Şimdi hem bunun hem de 2001' deki Avrupa Şampiyonası'nın intikamı zamanı.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Türkiye 95-77 Fransa


iki taraf için de zor geçmesi beklenen maç fransa için çok daha zor geçti. savunmadaki agresif oyunumuz devam ettiği sürece yenilmemiz çok zor demiştik daha önce. bu maçta da gördük ki bu takım savunmasıyla var. nihayte hidayet'i de görmeye başladık artık takımda. ilk yarıdaki performansıyla farkın açılmasnı sağladı. 2. yarıda da sinan devreye girince bizim açımızdan çok rahat bir maç oldu. şimdi rakip slovenya. slovenya karşısında hücumda sorun yaşamayacığımızı düşünüyorum fakat savunmada bizi zorlayabilirler. bu oyun devam ettiği sürece referandum günü amerika finali uzak değildir.

son söz de seyirciye. bugün gecenin rehavetinden midir yoksa sponsor biletlerinden midir bilemem ama oldukça suskunlardı. açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattılar.

5 Eylül 2010 Pazar

12 Dev Adam




12 Dev Adam mottosunun ilk reklamıydı bu. şu günlerde tekrar hatırlamakta fayda var sanki.

3 Eylül 2010 Cuma

O An # 23


canını hiçe sayarak hasta yatağından gelen Tanjevic'in spor ahlakını yere seren yunanlıların üzerine yürümesi ve göreve geldiğinden beri ilk defa ismi tribünler tarafından çağrılması artık bizden birisi olduğunun kanıtıdır...

1 Eylül 2010 Çarşamba

Türkiye 79-77 Porto Riko


Yunanistan galibiyeti sonrası Porto Riko'yu sadece bir çeyreklik oyunla saçma sapan bir şekilde yenebilirdik zaten.Hidayet de maç sonunda açıkladı: " Bundan sonraki maçlarda böyle aptalca hatalar yapmamlıyız" diyerek Ersan'a da gönderme yaptı belki de. 

Kimse de daha fazlasını bekleyemezdi dünkü zaferden sonra. Takım yarınki Çin maçında dinlenme fırsatı bulacaktır. Ondan sonra ver elini Yeni Zelenda. Sonrasında Slovenya... Yarı Final hiç uzak değil. Yeter ki savunmayı sert tutalım....

Bu Sefer Parkeye Gömdük! | 76-65


 Dünya Basketbol Şampiyonası'na dair ilk post bu maça kısmetmiş. Fena da olmadı doğrusu. Bugün Yunanlıları denize dökmedik resmen parkeye gömdük 3. periyottaki oyunumuzla. Senelerdir onlara karşı olan olan şansızlığımızı da kırdığımızı düşünüyorum. Oyunun tamamında üstündük. Sadece son periyottaki baskıda biraz zorlandık ama o da normal karşılanabilir o şartlar altında. Yunanistan - Porto Riko maçını skandal bir şekilde yöneten hakem carl jungebrand' a ve FIBA'ya dersini vermiş olduk.Turnuva yeni başladı diyebiliriz şimdi. Bu kaandığımız avantajı kaybetmemeliyiz. Yarın Yunan maçından daha önemli Porto Riko maçı var önümüzde. Aldığımız takdirde madalya "geliyorum" der.

İstatistik severleri Ersan'ın istatistaklerine bakmaya davet ediyorum...:)

Related Posts with Thumbnails