1 Mart 2011 Salı

Birlik Çağrısı | Engelsiz Aslanlar..


Onlar Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı takımı. Onlar Türkiye'nin tüm branşlarda sahip olduğu en büyük kupanın sahibi. Onlar Türkiye adını oynadıkları her uluslararası müsabakalarda zirveye çıkartanlar. Onlar Galatasaray'a kulüp tarihinin en büyük başarılarını yaşatanlar... Onlar engel tanımayan, engellere baş kaldıranlar. Onlar Engelsiz Aslanlar ! Hepiniz tanıyorsunuz onları, hepiniz gurur duyuyorsunuz onlarla. İnanılmaz sıkıntı çekmelerine rağmen yine de her kulvarda zaferlere yürüyorlar, şampiyonluğa yürüyorlar! Kurulduğu günden bu günlere gelirken kimseye boğun eğmeyen, tüm cümle aleme kafa tutan bir takımdan bahsediyorum.

Galatasaray kulüp tarihinin en başarılı takımı Engelsiz Aslanlar, şu sıralar bir çok sorunla boğuşuyor. Hayatlarındaki engeller yetmiyormuşcasına birde kulüp tarafından sorunlar mevcut. Sorunları madde madde aşağıda listeleyeceğiz ama öncesinde bu sorunların nasıl çözüleceğini belirtelim. Bizi takip eden tüm taraftarlarımızın yapması gereken bazı şeyler var. Öncelikle eksiksiz tüm taraftarlarımızın buraya tıklayarak şikayetini dile getirmesi gerekiyor. Eğer birebir telefon görüşmesi yapmak isteyen ve bu durum adına şikayetini dile getirmek isteyen takipçilerimiz varsa onları da kulübümüzün genel sekreteri Selçuk Rıza İren'e yönlendirelim.

Gelelim sorunlara, sıkıntılara, problemlere.. Türkiye tarihinin ve aynı zamanda Galatasaray Spor Kulübü tarihinin en büyük kupalarına sahip olan basketbol takımımız şu sıralar kulüp adına ciddi bir düzensizlik, ciddi bir başıboşluk ve sahipsizlik yaşıyor. Kıyafetinden, ulaşımına, sponsorundan, yönetilmeme gibi bir duruma kadar her konuda sıkıntı yaşıyor. Engelsiz Aslanlar şu sorunları yaşıyor;

1) Takımın maçlarda giyeceği formaları bile yok. Antreman formalarını andıran bir formaya sahipler ve bu formalarla lig maçlarında mücadele ediyorlar. Büyük olasılıkla önümüzdeki aylarda düzenlenecek olan Şampiyonlar Ligi ve Kıtalararası Dünya Şampiyonası'nda bu formalarla sahaya çıkacaklar. Bunun yanı sıra takımın ürün tedarikçisi herhangi bir firma yok.

2) Kenar yönetiminin, malzemecilerin ve kenarda bekleyen oyuncuların üzerine giyebilecekleri tek tip bir eşofman yok. Daha doğrusu takımın kendisine ait, karşıdan bakıldığında Galatasaray tekerlekli sandalye basketbol takımı olduğunu ifade eden kıyafet yok. Futbol takımının eski eşofmanları kullanılıyor.

3) Takımın ulaşımını sağlayacak otobüs yok. Yalnızca sandalyeleri taşıyan bir araç var. Onunda yakında miladı dolacak, zaten duyduğumuza göre son derece döküntü, eski model bir araç. Bu araç aynı zamanda kadın ve erkek basketbol takımında da malzemeleri taşımak aracılığıyla kullanılıyor. Engelsiz Aslanlara ait herhangi bir ulaşım aracının olmaması, oyuncuların ve kenar yönetiminin kendi araçlarıyla salona-antremana gelmesi, deplasmanda bile kullanacakları ulaşım araç yok.

4) Müzesinde 2 Şampiyonlar Ligi, 2 Kıtalararası Şampiyonluk kupası bulunan takımımızıın sponsoru yok. Elbette sponsoru olmak zorunda değil ama bu takımın giderlerini az-çok karşılamaya yetecektir. Hemen hemen ligde forma giyen tüm takımların giyim sponsoru bulunuyor. En azından adam gibi formalar ile mücadele ediyorlar. Peki Engelsiz Aslanlar bunu haketmiyor mu?

FCN Blog olarak bu yazıyı okuyan tüm takipçilerimizi, yukarıdaki durumu kabul etmeyenleri, Büyük Galatasaray taraftarını, yeryüzündeki Galatasaray'a gönül veren herkesi BU TAKIMA SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ !

ZAMANI GELMEDİ Mİ?

26 Ocak 2011 Çarşamba

Sindirilmiş Ruhlar


Son 2-3 haftadır o kadar soğuttular ki bizi. Aslantepe'nin açılışından, TOKİ başkanından, GS başkanından, GS Başkan yardımcısından, Başbakan'dan, tribünden, futboldan.. Elimizi eteğimizi çektik yazmaktan falan.

Bir blog ne olacak ki? Tribünleri bıraktı KARŞI, Sultans, Hell. "No al calcio moderno" derken yeni stada geçer geçmez tribünlere siyaset girdi. Kimisi başbakan ıslıkladı, kimisi onu ıslıklayanı ıslıkladı. Biri çıktı Galatasaray taraftarına hakaretler yağdırdı, Galatasaray başkanı çıkıp olanlar için onlardan özür diledi, taraftarı ezdirdi.

Colin Kazım'ı bile benimsedik, Ali Sami Yen Stadı'nın son golünü atan adam oldu, biz sevindik. Hiç yadırgamadık bile bu durumu. Hatta o kadar genişledik ki, resmi site twitter'dan bu fotoyu özellikle yayınladı.

Biz nelerden vazgeçtik, neler gördük, daha da nelere alışırız elbet..

7 Ocak 2011 Cuma

Duble Kazım & Juan Culio

Yeni yılın ilk postu da yeni yılın ilk transferleri olsun. Colin Kazım'ın transferini bloga koyma gereği bile duymadım. Herkes hala sinirini koruyor bu konuda. Şu fotoda formalı halini görmeye katlanamıyorum sahadayken ne yaparım bilmiyorum.

Juan Culio kapalı kutu. Güney Amerika piyangosu resmen. Tutarsa güzel olur, tutmazsa bütün Arjantinliler gibi ona da "burda tutmuyo ya" der göndeririz. Adam gelir gelmez forma lansmanına çıkmış. Sonra arma-forma değerinden bahsediyoruz..

29 Aralık 2010 Çarşamba

Milan Dubai'de

Emirates Cup için Dubai'ye giden Milan'a arap hosteslerin ilgisi muazzam..

5 Aralık 2010 Pazar

O An #25

Bugün oynanan Bjk-Bursaspor maçından önce çıkan olaylardan bir kare. 3 Bursa taraftarı bıçaklanmış. Sezonun ikinci yarısında Bursa'da oynanacak maçı düşünmek istemiyorum şimdiden.

Kasımpaşa 0-3 Galatasaray

Beceriksizlik ve liderle aramızdaki 16 puan fark devam ediyor. Kalan 2 haftayı 6 puanla kapatıp acilen devre arasına girmemiz gerekiyor. Hagi gerekirse Magath gibi tatilde oyunculara izin vermesin. Adnanlar da madem gitmeyecek Hagi ile oturup şu takıma takviyeleri düzgün yapsınlar.

34 gündür galibiyeti unuttuğumuz için bu yazıyı huşu içinde yazıyorum. Kaçan goller falan da vardı ama mücadele iyiydi. 3 puanı aldıktan sonra da geri dönüp takımın maç analizini yapması gerekiyor. Gidişat hala üst düzeyde değil. Dün sadece her maç aslında girdiğimiz pozisyonlarda bu sefer şans yardım etti. Ama her zaman böyle sürmez..

Haftaya AliSamiYen'in son lig maçı var Gençlerbirliği ile. Duygusala bağlamak istemiyorum ama seni yıkacak dozerin a.s!

30 Kasım 2010 Salı

Barcelona 5-0 Real Madrid (+18)

Bir El Clasico'yu daha geride bıraktık. Barca galibiyeti hakikaten klasikleşmeye başladı. Ama skorlar böylesine tecavüz edercesine olunca insanda alınan haz eksilmiyor hiç. Yine muhteşem bir Barca oyunu, çaresiz Madrid ve olê sesleri eşliğinde bir maç izledik. Madrid ekibinin 2 senedir 300 Milyon Euroyu bulan transfer harcamaları hala Barca'ya gol atmak için yeterli değilmiş. Sadece 2.yarı "1" şut çektirtti o kadar. Barca ise altyapı kökenli 9 oyuncusuyla "mes que un club" farkını belli etti.

Messi vs. C.Ronaldo tartışmaları hala sürmez heralde. Kimsenin aklında şüphe kalmamıştır. İnsanlık dışı pasları, PES'te bile yapılamayan hareketleri bugün herkese parmak ısırttı. Barca'nın 5 gol attığı bir maçta onun gol atamaması ise ilginç.

Mourinho'nun ayaklarının yere basması, artık Barca'nın kendisinden büyük olduğunu öğrenmesi güzel oldu. CampNou'ya son gelişinde yaptığı antipatik hareketler hala unutulmadı. Maç sonundaki basın toplantısında Mourinho ve Guardiola'nın açıklamaları ikisi arasındaki farkı açıkça ortaya koydu.
Ayrıca Sergio Ramos tam bir Fatih Akyel!

Uzay futbolu kaldığı yerden devam ediyor. Önceki uzay gezileri burada..

22 Kasım 2010 Pazartesi

Kayserispor 0-0 Galatasaray

Hafta içinde Misimovic'in kadro dışı kalmasının etkisi var mı bilmem ama bu sefer takım biraz daha istekliydi. Eğer o yüzdense takıma yazıkar olsun. İlla birilerinin gözdağı vermesini mi bekleyeceklerdi? İlk devrenin sonlarına doğru Ayhan ve Hakan'ın birbiriyle kavga etmesi bile güzeldi.

Topu bir türlü kaleye sokamama sorunumuz devam ediyor. Hagi geldiğinden beri Lig'de yaptığımız 5 maçta sadece 2 gol attık. Bugün Elano'nun kalenin dibinden kaçırdığı pozisyon evlere şenlik. Pino ve Barış'ın da kaçırdığı pozisyonlar var %100'lük. Kayseri gibi zor bir deplasmanda bu tür fırsatları yakalayıp gole çeviremezsen kazanamazsın. Zaten takımda hücum sistemi denen birşey yok. Önü boş olan oyuncuda illa ki bir kaleye uzaktan şut çekme hevesi var.

Bir haftayı daha sıkıntılarla kapattık. Artık devreyi en az puan kaybıyla kapatmamız gerekiyor. Önümüzdeki hafta Beşiktaş'ı SamiYen'de yenmek takıma bir ivme kazandırabilir. 3 puandan çok daha fazlası çıkar bu derbiden. Arda'nın oynayıp oynamaması da önemli bir etken. Beşiktaş'ta Quaresma bir kez daha sakatlandı ve derbide yok.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Galatasaray 0-2 Manisaspor

Artık yazacak ne kaldı bilmiyorum. Bu kadar kötü gidişatın sebebinin sadece Arda ve Baros olmadığı apaçık. 2.5 senedir sakatlıklardan çok çektik hala da çekmeye devam ediyoruz. Ama kendi evinde Manisaspor'a karşı baskı kurup pozisyona bile giremiyorsak hatayı başka biryerde aramalıyız.

Bu gözler Orhan Ak'ı, Cihan Haspolatlı'yı, Volkan Arslan'ı, Bülent Akın'ı gördü ama bu kadar ruhsuzları bir arada görmedi hiç. Hafta içinde Manisa'yı yenen Konya Şeker'in son golünü atan Cafercan'ın, Trabzon'daki Ferhat'ın, Ankaragücü'ndeki Uğur'un, vs vs nin suçu neydi madem? Klişedir ama, A2 takımıyla çıksak maçlara daha iyi top oynarız. Hiç olmazsa Pino kaçırmaz, Cem Sultan kaçırır. Ona da canı sağolsun der geçeriz.

Bunları yazarken Hagi'nin ilk TD'lik döneminde alta yapıdaki çocuk Daniel Tözser geldi aklıma, burda olsa oynardı heralde.

Aşkımızın sonu yok ama sabrımızı zorlamayın, bokunu çıkarmayın..

8 Kasım 2010 Pazartesi

Trabzonspor 2-0 Galatasaray

Geçen senenin kopyası bir maç. Bu sefer Emre Güngör yerine Servet var sadece. 75.dakikaya kadar ortada giden maçı bir bireysel hata Trabzonspor tarafına çekti. Karşı savunmadan bir hata yapılsa şu anda Galatasaray'ın zaferi konuşuluyor olabilirdi. Ama futbol işte..

Arda'sız Baros'suz birşeyler yapmaya çalışan Hagi tabi ki bu hataları hesaplayamazdı. Eksiklere rağmen mücadele gücünün yüksek olması sevindirici taraf. Maçı çevirebilecek pozisyonları yakalayıp değerlendiremememiz ise kabul edilemez. Maç sonunda herkes Servet'e bağırıp çağırırken, bence Pino'nun ıskaladığı pozisyon da en az Servetin ki kadar vahimdi.

Sene başında olsak futbolumuz umut verdi deyip geçerdik ama artık puan kaybına tahammülümüz kalmadı. Liderle aramızda 10 puan var. Futbolda herşey olur ama biraz da realist olmak lazım. Bundan sonra her maç final havasında olmalı -klişe- artık. Ayrıca Fatma ninenin geldiği her maçı kaybetmemiz de ilginç. Devre arasında icabına bakılsın..
Related Posts with Thumbnails