31 Mart 2009 Salı

Rüya Değil !


"İspanya'yı yenmek bir rüya değil, dünyada yenilmeyecek takım yok. Zamanı geldiğinde onlar da yenilecek, inşallah o zaman Çarşamba günüdür"

Nihat Kahveci



Tamam doğru diyosun da Nihat. Bu sene La Liga'da siftahın yok. Maç önü oldu mu Keşanlı Ali Destanı gibi toplanıyorsunuz sahada icraat yok. Lütfen artık şu stadın hürmetine bi kendine çeki düzen ver. Olmuyor böyle konuşmakla. Biraz da sahada konuş.

İhtiyaçtan Basın Toplantısı


Adnan Polat : Biz yönetim ve takım olarak mücadelemizi sürdüreceğiz; mayıs ayında lig bittiğinde herkes kimin nerede olduğunu görecek. Kimse kendini şimdiden şampiyon ilan etmesin..

ŞAMPİYON OLACAĞIZ!

28 Mart 2009 Cumartesi

Madrid'de Bir Gece


Zor maç. Bernabeu'da şansa çok ihtiyacımız olacak.

Kadrolar şu şekilde;

İspanya: Casillas, Ramos, Pique, Albiol, Capdevila, Senna, Xavi, Xabi Alonso, Cazorla, Torres, David Villa

Türkiye: Volkan, Gökhan Gönül, Emre Aşık, Hakan Balta, İbrahim Üzülmez, Tuncay, Aurelio, Arda, Emre Belözoğlu, Semih, Nihat.

Başımız Sağolsun!

a

2000e yakın devlet personelinin bulamadığı enkazı 17 adet gönüllü köy korucusu buluyor.

Demek teknoloji o kadar gelişmemiş daha. GPSler, baz istasyonları, sinyaller, uydu sistemleri, helikopterler falan hep yalanmış..

Kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum..

Türkiye'nin sisli geçmişine bir olay daha eklenmiştir.

26 Mart 2009 Perşembe

O An! #1



Platini ve Maradona aynı karede..

Yalnız fotoğraftaki ilginç enstantane Maradona'nın göbeği değil, soldaki adamın Juve'li Molinaro'nun babası oluşudur. Genel kültür olsun!


yeni bir seriye başlamış olduk..

24 Mart 2009 Salı

İstanbul Seyahatnamesi



4 günde görebileceğim en kötü 2 maçı gördüm..

Aklımda kalan şeyler ise Hamburg maçında Alpaslan Dikmen Tribününün yaptığı kareografi ve Işıl Alben'in çektirdiği 3lü oldu..

Maçlar hakkında birşey yazmak istemiyorum. Herkes yazdı, çizdi, astı zaten..

Önümüzdeki maçlara bakalım artık..

YA SABIR!

18 Mart 2009 Çarşamba

İstanbul Attack !



Hamburg ve Eskişehir maçları dolayısıyla 4 gün İstanbul'dayım..

Gelince görüşmek üzere..



dağlar duvar olsa önüme

yollar kördüğüm düğümlense


dönmem, gözümü dağlasalar


ipe götürseler
!

CİMBOM ÇAĞIR YETER!

Son Delikanlılar Çanakkale'de Yatıyor!





Çanakkale köprüsü dardır geçilmez
Al kan olmuş suları bir tas içilmez
of gençliğim eyvah !


Çanakkale içinde vurdular beni,
Ölmeden mezara koydular beni,
of gençliğim eyvah !



Tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz..

Ruhları şad, mekanlar cennet olsun!


16 Mart 2009 Pazartesi

Galatasaray 2- 2 Trabzon #Maç Özeti#

Galatasaray 2- 2 Trabzon



Hamburg maçı sonrası yorgun, gergin ve Lincoln'süz takımımız daha maçın başında 1-0 geriye düştü. Gol sonrası orta sahada iyi top yapmaya başladık. Hakemsi şeyin faul çalmadığı pozisyon sonrası Arda'nın mükemmel pasında Baros aynı güzellikte vuruşla durumu 1-1'e getirdi.İlk yarı bu skorla bitti.

İkinci yarıya Trabzon biraz daha istekli başladı. Bizim takımda da yorgunluk başlamıştı yavaştan. Zaten Ayhan, Arda ve Baros'tan başka hücüma yönelik, ofansif katkı sağlayan oyuncumuz yoktu. Ümit Karan için ayrı bir post gerekir sanırsam. Dakikalar 61'i gösterirken Trabzon yönetimi sağolsun, sahayı balona ve konfetiye buladı. Maç 2-3 dakika durdu ve Trabzon'un hızı kesildi. Bu kez takımları durdu, Trabzon taraftarı coştu. Sürekli bize giydirmeye başladılar. Artık ne alıp veremedikleri varsa. Avrupa fatihiymiş Galatasaraaayy diye bağırırlarken Arda onlara en güzel kapağı taktı. Ve takımını öne geçirdi. Trabzon iyice yüklenmeye başladı. Bu dakikalarda Bülent Kaptan'dan olumlu değişiklikler maçı bu şekilde bitirmemizi hatta bir gol daha atmamızı sağlayabilirdi. Zaten Trabzon orta sahada doğru düzgün top yapamıyordu. Ama gelmedi beklediğimiz değişiklikler. Baros çıktı, Yaser girdi, Mehmet Güven çıktı, Hasan Şaş girdi. Aylardır ayağına top değmemiş Hasan Şaş'ın yerine Lincoln girebilirdi oyuna. Bülent Kaptan umarım istediği otoriteyi kurmuş, gözdağını vermiştir ! Lincoln'e artık. Zira hem Kewell hem Lincoln yokken takım pozisyon üretmekte zorlanıyor.

Yaser girdikten 4 dakika sonra, yardımcı hakemsi şeyin kararıyla ve orta hakemi uyarmasıyla kırmızı kart gördü. Zaten sansasyona meraklı hakemimiz Yunus Yıldırım sevincinden koşa koşa geldi ve kırmızı kartı gösterdi Yaser'e. Alıştık zaten.

10 kişi kaldık derken bir de Arda Turan'ın bacağı delindi. Evet adeta delindi. Kart mı? Ne faülü? Futbol oynamaya çalışan futbolcuları böyle katletmek farz bu ülkede!

Direncimiz iyice kırıldıktan sonra 85.dakikada golü yedik. Colman ve Alanzinho heralde hayatlarının en güzel gollerini attılar bize! Ve maç 2-2 eşitlikle sonuçlandı.

Milan Baros için ayrı bir parantez açmak lazım. Bugün belki de ilk defa bu kadar sevdim bu adamı. Kabus gibi geçen Nonda'lı ve Ümit'li bir maçtan sonra ilaç gibi geldi. Ayrıca maçtan çıkarken yaptıkları takdire şayandı.

10 hafta var ve liderle aramızdaki fark 5

ŞAMPİYON OLACAĞIZ!!!
Related Posts with Thumbnails