4 Şubat 2010 Perşembe

Jo!

Ulan adam 1 maç bitirmedi daha ya. Bi durun anasını satayım bi oynasaydı biraz ya. Bunun adı artık şanssızlık olamaz başka bir şey bu. Zaten adam gelmiş şunun şurasında 3-4 aylık kiralık. Bunun 3 haftası sakatlıkla geçecek. Tabi işin içine Galatasarayımızın o güzide doktorları girmezse. 40 tane kurban kestirip, bütün oyunculara kurşun döktürsek yine işe yaramaz gibi geliyor.

Antalyaspor 2-1 Galatasaray #ZTK


Böylesine ciddi derecede sakatlıklarla ve şanssızlıklarla boğuşan takım illa ki bir yerlerde sendeleyecekti. İlk takılmanın telafisi olan bir kulvarda olması güzel aslında. Pollyanna'cılık bu oluyor sanırım. Baştan sonra kötü oynadığımız bir maçı kaybettik. Sezondaki bütün maçları kazanamayabiliriz her zaman.

Çeşitli bahanelerin arkasına sığınsak da telaşlanmamız gereken noktaların çok olması insanı sıkıyor. Avrupa'da Jo'suz oynayacak olmamız ve Gio'nun adaptasyonunun sağlanmaması takımda sorunlar doğuruyor. Denizlispor maçında ve bu maçta da görüldüğü gibi tek forvette Dos Santos kayboluyor. Tabi ki daha erken konuşmak için bunları. Umarım düzelir. Jo'nun sakatlanıp çıkması moralleri bozsa da önemli birşeyi olmadığı haberinin gelmesi içimizi ferahlattı. Hakan Balta ve Sabri'yi mumla arayacağımız aklımın ucuna gelmezdi hiç. Yerleri dolmuyor bir türlü kaç maçtır. Emre Güngör ve Uğur'un yapacağı bir şey yok. 10 Şubat gecesi turu atlamış oluruz inşallah.


2 Şubat 2010 Salı

İyi ki Doğdun Taçsız Kral!


"Galatasaray, o daha vefalı.."

02.02.1936 -

Güle Güle Aydın

4 sene önceki Konyaspor maçının kredisi tükendi ve Aydın Yılmaz satış opsiyonuyla birlikte Eskişehirspor'a kiralandı. Arda'nın "benden daha yetenekli" dediği ve Gerets döneminde yıldızı parlayan bu oyuncunun, o zamanki futbolunun üstüne hiç birşey koyamaması çok vahim bir durum. Benim hep en güvendiğim oyuncuların başında gelirdi, Aydın Leithe derdim hep. Kendini hiç geliştirememesi klasik Türk sporcusu kimliğine bürünmesi onu resmen bitirdi. Belki Kadıköy'de durum 2-1 iken kaçırdığı golü atsa, hala takımdaydı. Futbol işte..

Denizlispor 1-2 Galatasaray # Arda Turan

Maç yorgunluğundan yazı bugüne sarktı anca. Pazar günü Denizli'de müthiş bir havada ve müthiş bir zeminde oynandı maç. Türkiye'nin en iyi zemini sanırım Denizli'de. Maçın bilet fiyatları ise; kale arkası:10, maraton:20 ve kapalı tribün 100 tl olarak belirlenmişti. Misafir takıma ise kapalı tribünde yer ayrılmıştı.

Bizim için maç, Galatasaray cumartesi Denizli'ye geldiği zaman başlamıştı. Denizli'den yaklaşık 50 km uzaklıktaki havaalanına iniş yapacaktı takım. Biz çiçekleri, pankartları, otobüsü ayarlayıp doluşup gittik havaalanına. Oyuncuların hepsine tek tek ilgi gösterildi. Yabancı transferler biraz daha öne çıksa da, Arda'ya hem doğum günü olması sebebiyle hem de pankart yapmamız sebebiyle ilgi hat safhadaydı. Arda gelirken ona; Arda şu pankartın önünde bir foto çektirelim dedim. O da dedi ki bana; yabancı transferler geldi, onlara ilgi gösterin. Adeta dumur olmuştum. Kaptan o kadar mütevazi davrandı ki bir kez daha hayran olmuştuk. Hepimize eyvallah deyip otobüsüne girdi ve bizim için cumartesi bitmişti.


Maça tüm Ege bölgesinden ilgi büyüktü. Ayrıca İstanbul, Antalya ve Bursa'dan da gelenler vardı. Şehir dışından yaklaşık 7 otobüs gelmişti. Bilet fiyatlarının 100 tl olması ise bu gelen 7otobüs insanı düşündürüyordu. Stadın önüne gelince kapıların birden! açılması, bilet soranlara yaptığımız anlamsız bakışlar sonrası kendimizi tribünde bulduk.


Evlenme teklifi yapmak isteyen bir abimizin yaptırdığı 10 x 2.5 metrelik dev pankart maç boyunca ara ara ellerin üstünde dolandı durdu. Begüm abla umarım görmüşsündür bu pankartı.Umarım başarılı olmuştur.

Maçla ilgili söyleyeceğim tek şey Leo Franco hakkındadır. İnanılmaz kötü gidiyor Leo. Yeni transferler bile hiç sırıtmazken, o sene başından beri ahımızı almaya devam ediyor.

Bu takıma kim gelirse gelsin, takımın yıldızı Arda Turan olacaktır hep. Harikaydı bu haftasonu!

31 Ocak 2010 Pazar

Denizlispor - Galatasaray


Stadyum: Denizli Atatürk Stadyumu
Tarih: 31 Ocak 2009 Pazar / 19:00
Hakemler: Halis Özkahya, Muhittin Gürses, Nihat Mızrak, Mustafa Öğretmenoğlu
Hava Durumu: Denizli'de hava sağanak yağışlı, en düşük sıcaklık 9, en yüksek sıcaklık 13 derece.


Denizlispor

Geçtiğimiz sezon sıkıntılı günler geçiren ve sezonun son haftasında ligde kalmayı garantileyen Denizlispor, bu sezonun il yarısını da 17.sırada tamamladı. Sezona Erhan Altın yönetiminde başlayan Denizlispor, Ağustos ayı sonunda Nurullah Sağlam’a teslim edilmişti. Çok geçmeden, 9. haftada Sağlam’ın da görevinden ayrılmasıyla üçüncü teknik direktörüyle çalışmak durumunda kalan Ege temsilcisinde, o günden bu yana Hakan Kutlu teknik direktörlük görevini üstleniyor.

Denizlispor, ara transferde as oyuncularından Caner Celep’i Eskişehirspor’a vermesine karşın; Souleymane Youla, Okan Koç, İbrahim Ege, Alparslan Kartal, Mustafa Er ve Mustafa Öztürk gibi takviyelerle güçlendi ve ikinci yarıda çıkış peşinde.


kaynak: galatasaray.org

28 Ocak 2010 Perşembe

Shabani Nonda!

Sonunda bilet Nonda'ya kesildi. Kewell'ın gitmeyişine sevinsem de içimde yine de bir burukluk oldu. Meğer ne çok severmişim Nonda'yı. Monaco'daki yıllarından eser kalmasa da bize geldiğinde yine de saha içindeki umarsız ama etkili oyunu sevdirdi kendini bana. Ya da belki sadece yukarıdaki fotodaki attığı gol gözümün önünde olduğu içindir. Zaten bu takımda biri önemli gol atsın yedi sülalesi kurtuluyo. Serkan Çalık'ın Trabzon'a, Aydın Yılmaz'ın Konya'ya gol atması gibi.

Adına methiyeler düzülen güzel insan..İstanbul'a üçüncü köprü yapılırsa senin adın konsun inşallah..Yaşattırdıkların için teşekkürler..

Ziraat Türkiye Kupası #Çeyrek Final Kuraları

Ziraat Türkiye Kupası'nda grupların ardından çeyrek final kuraları bugün çekildi. Son yıllara nazaran zevkli eşleşmelerde sonuçlar ;

Galatasaray - Antalyaspor
İ.B.B - Trabzonspor
Manisaspor - Denizlispor
Fenerbahçe - Bursaspor

İlk maçlar 3 şubat, ikinci maçlar 10 şubatta oynanacak. Yoğun maç trafiği oluştu. GS-FB finali geliyor sanki. Final 5 Mayısta.

Giovani Dos Santos

Galatasaray takımı ve taraftarı son 4-5 sene içinde öyle bir yere geldi ki, akıl alır gibi değil. Daha dün gibi hatırladığımız; Petre, Bratu, Heinz, Conceicao, Lukunku felaketlerinden sonra Kewell, Baros, Keita ve Elano'lu kadrolara geldik. Takım o kadar doldu taştı ki, artık şaşkınlığımız gelen transfere değil yabancı kontenjanından kimin çıkarılması gerektiğine oldu. Bir kişi bile görmedim ki bu son Dos Santos transferine sevinsin. Barcelona ve dolayısıyla Total Futbol kökenli biri takıma gelmiş ama çevreden aldığım duyumlar hep gerek olup olmadığı hakkında. Daha çocuk yaşta olduğu ve ne işe yarar ki söylemleri içerikli. Kontenjan dolu değil de bir kişilik yer olsaydı eminim bunların hiçbirisini duymazdık.

Aslında bu endişenin sebebi takımdan ya Kewell giderse korkusu. Bir taraf duygusallıktan bahsederken diğer taraf profesyonellikten bahsediyor. Mantıklı düşünmek, profesyonellik mentalitesi hep yeni çıktı anasını satiyim. Sanki şirket yönetiyoruz biz, bunların tohumuna para veriyoruz. Taraftarız ulan biz! Tabi ki en sevdiğimiz adamın kalmasını isteriz. Top oynamasa bile tribünde otursun, arada soyunma odasına insin isteriz. Kimlere kimlere tahammül eden bu taraftar ne oldu da bu endüstriyel futbol büyüsüne kapıldı anlamadım. Lanet olsun içinde bulunduğumuz duruma. Çok duygusalım çok..

26 Ocak 2010 Salı

Stay With Us..

Jo gelmiş, Baros sakatlanmış, Nonda ölüymüş, Dos Santos gelecekmiş, Kewell sakantlanmış sezonu kapatmış bıdı bıdı. Yabancı kontenjanı açmak için birini göndermek ya da sözleşmesini dondurmak mantıklı bir çözüm olabilir. Ama biz mantıklı değil duygusal düşünüyoruz. Kewell ne olursa olsun gitsin istemiyoruz. O, bu tribünlerin Hagi'den sonra gördüğü en profesyonel, en Galatasaray'lı yabancısı. Ama artık yabancı değil. Geçen sene GSMobile reklamında da dediği gibi. Onun adı Harry Kewell..Kewell from Galatasaray..


Resim Süleyman Bayram'ın eseridir..Teşekkürler..
Related Posts with Thumbnails